Sınıf
mücadelesi, gelişiminin her döneminde, hareketin gelişim özelliklerine ve
ihtiyaçlarına bağlı olarak, partiye, parti örgütüne ve parti kadrolarına
değişen özellik ve içerikte, politik, örgütsel görevler ve sorumluluklar
yükler. Tüm organ ve kadrolarıyla parti, mücadelenin ve işçi hareketinin,
önüne koyduğu politik, örgütsel görev ve sorumlulukları kavrayıp, yerine
getirdiği, getirebildiği ölçüde, işçi hareketiyle, sınıfin ileri
unsurlarıyla sınıfla birleşme, kaynaşma düzeyini geliştirebilir ve ancak
böylelikle hareket üzerindeki etkisini ve yönetme, yönlendirme gücünü,
olanak ve yeteneğini geliştirip güçlendirebilir.
Dolayısıyla, parti program, politika ve taktiklerini
kavramış ve bunları her günkü çalışmada hayata geçirebilecek deney,
tecrübe ve yeteneğe (ya da bunları edinme ve geliştirme azim ve kararlılığına)
kadrolara sahip olmak ve sürekli, yeni kadrolar yetiştirmek, varolan kadroları
da sürekli geliştirmek partinin, yukarıda belirtilen görev ve sorumluluklarından
doğan bir gerekliliktir. En az bunun kadar gerekli ve önemli bir sorumluluk da,
varolan kadroların doğru, yerinde ve her bir kadronun çalışmada en verimli
olabileceği tarzda ve yerde mevzilendirilmesidir.
Partimiz açısından da, kadrolar ve kadroların doğru,
yerinde mevzilendirilmesi ve görevlendirilmesi; dünden bugüne önemli
sorunlanmızdan biri olagelmiştir. Bu durum; bir çözümsüzlük değil, sınıf
mücadelesinin gelişiminin ihtiyaçları ve bunun karşısında partimizin, dönemin
özelliklerine göre farklı özellikler göstererek artan görev ve
sorumluluklardır. Varlığının, işçi sınıfı ve onun çıkarlarıyla,
devrim ve sosyalizm davası ile açıklayan partimizin bu soruna yaklaşımı;
"en ileri, en yetenekli kadrolarla işçi sınıfına; deney tecrübe ve
birikim açısından en yetkin kadrolarla büyük fabrikalara; en çalışkan,
en disiplinli kadrolarla sınıfa ve işyerlerine" olmuş ve kadroların
mevzilendirilmesi ve görevlendirilmesinde buna uygun bir pratik örgütsel hat
izlemiş, izlemeye çalışmıştır. Ve "üstlendiği görevi yerine
getirmedeki, günlük çalışmadaki, sebat kararlılık, çalışkanlık ve
fedakarlıkları, parti programına, çizgisine ve taktiklerine bağlılığı
ve çalışmanın tüm yönlerindeki başarı ve verimliliği, kişilik ve
karakter olarak sağlamlığı, dürüstlüğü, sınıfa ve halka bağlılığı
esas alınarak görevlendirilmeli, görev ve sorumlulukları tüm bunlar dikkate
alınarak yükseltilmelidir." kavrayışı, partimizde kadroların görevlendirilmesi
ve daha ileri sorumluluklar verilmesinde yönlendirici olmuştur.
Ancak partimiz, yalnızca en gelişkin en nitelikli
kadroların görevlendirilip sorumlandırıldığı değil, aynı zamanda her
partilinin, partiye ve hatta parti çevresine yeni katılmış her işçinin,
her gencin, her emekçinin yürütebileceği, bir parti işiyle görevlendirildiği
ve bir yandan bu iş ve görevi yerine getirirken, bir yandan da parti eğitimi
aldığı, bilgi ve yeteneklerini geliştirdiği, parti işlerinde deney ve tecrübe
edindiği ve bir bütün olarak, kişilik ve karakter özelliklerini geliştirme
ve güçlendirme, sınıfa ve halka daha ileriden bağlanma ve hizmet etme
olanaklarını bulabildiği bir partidir ve partimizin bu yönü daha da güçlendirilmelidir.
Partimizin kadroları görevlendirme
ve sorumlandırma konusundaki doğru anlayış ve çizgisine rağmen bu alanda,
dün de yanlış ve hatalı görevlendirmeler yapılabildiği gibi, bugün de
gerek kadro seçimi gerekse de mevzilendirme sorumlandırma açısından hatalardan
ve subjektif, gerekli kriterlere uygun olmayan görevlendirme yanlışlarından
tümden kurtulabilmiş değiliz. Elbet de parti çalışmasının tüm yönlerinde
olduğu gibi bu alanda da, alınması gereken doğru tutum; hata yapmaktan
korkmak değil, hatalardan öğrenme ve kadroları, sınıfa ve halka bağlılıkları,
üstlendikleri parti işine sarılışları, disiplin ve çalışkanlıkları kişilik
özellikleri üzerinden, iyi tanıma, yürütmekte oldukları iş ve görevlerini
yerine getirmelerinde, eğitimlerinde ve çok yönlü gelişmelerine yardımcı
olmak ve yakın bir denetimle kaçınılabilir hatalardan kaçınmadır.
Kapitalizm koşullarında mücadele yürüten bir işçi
partisi açısından, her ne kadar parti çalışması ve mücadele içerisinde
giderek, sayıca ve nitelik açıdan artıyor olsa da; nasıl ki, ileri işçiler
sınıfın azınlığını teşkil edebiliyorsa; gelişkin özelliklere sahip
kadrolar da, partinin giderek artan görev ve sorumlulukları karşısında her
zaman az ve aranır olacak, yani parti her dönemde daha çok, yetişmiş ve
nitelikli kadrolara ihtiyaç duyacaktır. Bu nedenle parti ve yönetici organları
böylesi kadrolarını her zaman en doğru ve kadroların en verimli
olabilecekleri tarzda görevlendirmek ve özellikle de sınıf hareketinin,
hareketin gücünün merkezleri olan ve hareketin nabzının attığı, büyük
fabrika ve işyerlerine mevzilendirmek ve sorumlandırmak durumundadır. Bu
konuda ortaya çıkan ve çıkabilecek her yanlış, her hatalı ve eksik görevlendirme,
sınıf hareketinin ilerletilmesi ve parti çalışması açısından, güç ve
enerji kaybına yol açacaktır, buna izin verilemez, verilmemelidir.
Ayrıca
sınıf hareketinin gelişimi; yükseliş, durgunluk ya da gerileme gibi süreçlerinde
partiye, döneme özgü farklı yogunlaşmalar gerektiren görev ve
sorumluluklar yükler. Bu görev ve sorumlulukları yerine getirebilmek için
daha verimli, daha enerjik, daha disiplinli ve daha atak bir çalışma sorumluluğu
ortaya koyduğu açıktır. Dolayısıyla sınıf hareketinin gelişim süreciyle
hem yakından ilintili hem de ondan bağımsız olarak parti çalışması, genişlemek,
yaygınlaşmak ve hareketin gelişiminin öne çıkardığı, ileri işçileri
kazanmak, bünyesinde örgütlemek, daha çok işçiyi kapsamak sorumluluğundadır.
Partimizin tüm bu görev ve sorumlulukları yerine getirebilmesi ise; her
kademede doğru, nitelikli bir yönetim ve denetimin yanı sıra ancak doğru
kadro seçimi ve yerinde görevlendirmelerle ve buna dayanarak, verimli ve başarılı
bir çalışma ile mümkündür.
Soruna bu genel yaklaşımdan sonra, parti çalışmasında
ortaya çıkan sorunlara girecek olursak; parti yönetici organlarının oluşturulmasında
ve bu organlara kadro seçiminde düşülen hata ve yanlışlar, yönetici
organların parti çalışmasındaki görev ve sorumlulukları ve bu hata ve
yanlışların sonuçları nedeniyle de en önemli ve ciddi olandır. Kadroların
işçi sınıfına, sınıfin yaşamına, sorunlarına ve mücadelesine yaklaşımı,
benimseme ve katılımıyla, düzey ve kapasiteleriyle, yetenek ve
yeteneksizlikleriyle, şimdiye kadarki parti yaşamında gösterdiği gelişim
seyriyle, üstlendiği parti görevlerini yerine getirmedeki disiplin ve çalışkanlığı,
sebat ve kararlılığıyla, yoldaşlarıyla ilişkileri ve kişilik özellikleriyle
tanıma üzerinden yapılmadığı, yapılamadığı anlaşılan ya da eksik
bilme ve tanımaya dayalı olarak yapılan seçim ve görevlendirmeler; sözkonusu
yönetici organın sorumluluk alanındaki çalışmada ciddi aksamalara,
verimsizliğe, bir çok işin yapılmadan ortada kalmasına, çalışmanın
niteliğinde düşüklüğe, genişlik ve kapsayıcılığında daralmaya yol açmakta
ve sürekli bir kurma, değiştinne, görevden alma, görevlendinne, dağıtma
ve yeniden kurma gibi zorunluluklara ve aşırı ölçüde ve gereksiz zaman
kaybına ve kırılıp dökülmelere bile neden olmaktadır. Örneğin; pratik
örgütsel çalişmanın dışında kalmış (başka görevler almış), organ
çalışmasının pratik deney ve tecrübesine asgari düzeyde sahip olmayan bir
kadronun, yönetici organda, il yönetiminde görevlendirilmesi ne kadar doğrudur?
Sonra da bu kadrodan, bir il yöneticisinden bekelemek gereken performansın,
verimliliğin beklenmesi ne kadar doğrudur?
Ya da üyesi olarak görevlendirildiği yönetici organın
toplantılarına, geçerli bir nedeni olmaksızın katılmayan, bu asgari
disiplinden yoksun bir kadronun seçiminde ve görevlendirilmesinde bir yanlışlık
olduğu; bir gerçek değil midir? Bu kadronun sorumluluğunu aldığı birim ya
da alandaki çalışmaya katılımı ve katkısının ne ve nasal olacağı, (daha
doğrusu bir katkısının olamayacağı, tersine sürmekte olan çalışmaya
olumsuz etkisi olacağı) herhalde açıktır.
Hakkında, doğruluğu veya yanlışlığından bağımsız
olarak kuşkulu iddialar bulunan bir kadroyu, titiz bir araştırma soruşturma
yapıp, bunun sonuçlarına göre tutum almak gerekirken, (burada elbette, sözkonusu
iddianın nereden ve kimden geldiği önemlidir ve yıpratma amaçlı olanları
kastetmiyoruz) bir netliğe ulaşmaksızın yönetici organlarda görevlendirmek
anlaşılabilir bir tutum mudur? Tüm parti organlarında hele de yönetici
organlarda yer alan ve alacak olan kadroların bu açıdan pürüzsüz olması
gerektiği ve bunun partinin ve parti çalışmasının güvenliği açısından
önemi açık değil midir?
Üstlendiği işi yapmaksızın, (en azından yapma çabası
içine girmeyen) eleştiriyi, yapılan yapılmaya çalışılan işleri eleştirmeyi,
her şeyden hoşnutsuzluğu huy edinmiş, umutsuz ve güvensiz bir ruh haline
sahip, daha başlarken "bu iş yürümez"le başlayan bir kadronun yönetici
organa, bu organın çalışmasına ne katkısı olabilir, karamsarlık taşımaktan
başka?
Tüm bunlar önlenemez, yapılması zorunlu sıkıntı ve sorunlar mıdır?
Elbette ki, hayır. Daha iyi ve tüm yönleriyle ve özellikle de kadroların örgüt
çalışmasındaki tutum ve gelişmelerine ilişkin en geniş organ bilgisinin;
toplantılar, raporlar ve ilgili alandaki çalışmanın gelişim seyrinin somut
veriler üzerinden izlenmesi, denetlenmesiyle toparlanması biriktirilmesi ve
paylaşılması sayesinde kadrolar hakkında, her açıdan daha iyi bir tanıma
düzeyine ulaşılabilir ve görevlendirme, özellikle de yönetici organların
oluşturulmasında daha doğru kararlar verebiliriz.
Bunun yanı sıra görev ve sorumluluklarını daha verimli ve gelişkin
bir tarzda yerine getiren, alanındaki çalışmayı her yönüyle geliştirip güçlendirebilen
yönetici organlara sahip olabileceğimiz gibi; yanlış görevlendirmelerin yol
açtığı, açabileceği zaman, güç ve enerji kaybının çalışmada kesinti
durağanlaşmanın, yanlış ya da zamanı gelmeden görevlendirilen kadrolarda,
daha sonra görevden alınmanın yaratacağı kırgınlık, moral bozukluğu ya
da kendisine haksızlık yapıldığı (böylesi duygulara kapılmak elbette doğru
değil ancak, karşılaşıldığı, karşılaşılabileceği de bir gerçek) ya
da kendine güvensizlik gibi olumsuz etkilenmelerin de önüne geçebiliriz.
Yine parti çalışmasında yaşanan sorunlardan biri de;
sıkça yapılan ve zorunlu olmayan görev değişiklikleridir ki; bu değişiklikler
(zorunluluk haline gelmiş, verimsizlik, görevin üstesinden gelememe,
uyumsuzluk ya da kadronun uygun olmayan özellikleri, diğer bir alanda duyulan
ihtiyaç vb. nedenlerle yapılan, yapılması gereken, görevden alma ve değişikliklerini
dışta tutuyoruz) o alandaki çalışmayı olumsuz etkilemekte, çalışmada
kesintiye yol açmaktadır.
Zorunlu olmadığı halde yapılan görev değiştirmeler;
hem sözkonusu birimdeki çalışmayı, hem de başka bir birim ya da alanda görevlendirilen
kadro açısından olmak üzere, iki yönlü olumsuz etki yaratmaktadır. Şöyle
ki; bir fabrika, işyeri ya da başka bir birimde yürütülen çalışmanın
süreklilik ve bir düzey kazanması; o birim hakkında olabildiğince, çok yönlü
bilgilenme ve tanıma sürecini gereksinir. Yani, bir birimle sorumlandırılan
her kadro; başlarken sahip olduğu genel düzeydeki bilgilerinin yanı sıra, o
fabrikanın, birimin özgün sorunlarının bilgisini edinme ve öğrenme süreci
yaşar ve bu bilgilenme ve tanıma ne kadar geniş ve kapsamlı olursa, yürütülen
çalışma da o kadar verimli olacak, işyerindeki çalışma ve örgütlenmemiz;
yaygınlık ve nitelik açısından gelişip güçlenme olanağı bulacaktır.
Diyelim ki; belli bir süredir; bir işyerinde çalışmadan
sorumlu bir kadro, bu fabrikayı sorunlarıyla, işçi kitlesinin özellikleriyle,
ileri işçileriyle bir tanıma sürecinden sonra belli bir birikim sağladı,
çalışma çeşitli yönleriyle az ya da çok bir gelişme kaydetti, genel
olarak işçilerle özel olarak da ileri işçilerle bir ilişki düzeyi
tutturuldu ve biz birgün yeni bir düzenleme yaparak, bu işyerinden sorumlu
kadroyu buradan alarak başka bir birimde, bu işyerine de bir başka parti
kadrosunu görevlendirdik, bunun sonuçları ne olacaktır? Bu işyerindeki çalışmayı
yürütmek üzere yeni görevlendirilen kadro (tüm bilgi aktarımına rağmen)
zorunlu olarak fabrikayı tanımak, işçilerle ve ileri işçilerle tanışmak
ve bunu belli bir düzeye ilerletmek için epeyce bir zaman uğraşacak ve bu süreçte
çalışma tümüyle olmasa bile bazı yönleriyle en azından, rolantide sürmek
durumunda kalacak, işçiler de bu değişimden olumsuz etkilenecek, partimiz ve
görevlileri hakkında olumsuz yargılara yol açabilecektir. Ve benzer bir süreç
ve sorunlar başka bir birime görevlendirilen kadro ve o işyeri açısından
da yaşanacaktır, yaşanmaktadır. Bu durum; bir zaman ve enerji kaybı değilse
nedir?
Birimlerde, özellikle de
fabrikalarda, kadroların görevleri zorunlu olmadıkça değiştirilmemelidir.
Eger bir değişim zorunlu ise; hiç olmazsa bir süre ayrılan ve yeni görevlendirilen
kadroların birlikte çalışması sağlanarak yapılmalıdır ki; değişimin
yaratacağı, çalışmada kesinti ve durgunlugun zaman ve enerji kaybının önüne
geçilebilsin.
Parti çalışmasında yaşanan ve özellikle yönetici
kadroların, düzey ve birikiminden beklenenin aksine, verimsiz bir çalışmaya
yol açan başka bir sorun da; üstlenilen görev ve sorumluluğun gereği işlere
yoğunlaşmak yerine, verimsiz deyim uygunsa kötü pratik içinde boğulma,
asli görevlerine zaman bulamama biçiminde ortaya çıkmaktadır. Örneğin;
her parti militanının, her gencin yapabileceği işlerle parti yöneticileri uğraşmak
ve yapmak durumunda kalınıyorsa, parti yöneticisinin üstlendiği işleri ve
görevleri kim yapaçak, bu işler sahipsiz, yapılmaksızın ortada mı kalacak?
Çoğunlukla, parti yöneticileri, bir çok parti üyemizin ya da gene
militanlanımızın da yapabileceği işlerle uğraşırken, büyük fabrika ve
işletmelerdeki çalışmanın görev ve sorumluluğu da, o işyerindeki veya bölgedeki,
çalışmaya yeni katılmış ya da yeterli deney ve tecrübeden yoksun, daha
geriden gelen unsurlara kalmaktadır. Sonuçta; birikim deney, tecrübe ve
yetenek açısından gelişkin kadrolarımızın zaman ve enerjilerinin yanlış
harcanması, öte yandan, bu açıdan yeterince gelişmemiş (elbette ki verili
durumdaki düzeyi kastediyoruz, yoksa bilinir ki parti çalışmasında deney,
tecrübe ve birikim parti işlerinin yapılması sürecinde edinilir) partiliye
de, çoğunlukla henüz üstesinden gelemeyeceği iş ve sorumluluğun yıkılması
durumu ortaya çıkmaktadır.
Buradan çıkarılabilecek en yanlış sonuç; parti çalışmasında
gençleri görevlendirmede çekingen ve güvensiz davranmak olacaktır. Tam
aksine, hem partinin hem de parti çalışmasının gelişip yagınlaşmasının,
yeni ve genç kadro ihtiyacının zorunlu bir gereği olarak; işçi sınıfı
ve halka bağlanma eğilimi gösteren, öğrenme, gelişme ve ilerleme
potansiyeli taşıyan yeni ve genç partilileri çalışmanın çeşitli alanlarında
giderek artan sayıda, çekinmeden ve güvenle görevlendirmeliyiz. Elbette,
gençlere üstlendikleri ya da katıldıkları çalışmada, partiden, birikmiş
parti tecrübesinden öğrenmelerini, yürüttükleri iş üzerinden ve işini
daha ileriden yapabilmeleri için iyi bir parti eğitimi almalarını gözeterek,
çalışmadan, çalışmanın değerlendirilmesi ve eleştirisinden öğrenerek
gelişme ve ilerlemelerine yardımcı olmayı da önemli bir görevimiz sayıp,
ve bunu en iyi biçimde yapmaya çalışarak.
Parti çalışmasına katılan, çalışma içinde görevlendirilen
gençler de, çalışmalarında ve üstlendikleri görevi en iyi biçimde yerine
getirme çabalarında, partiden ve yoldaşlarından öğrenmeye çaba göstermeli
birikmiş tecrübeyi kavramaya ve özümsemeye çalışmalıdır. Yoldaşlarıyla
ilişkileri içinde, daha çok dinlemeye ve anlamaya önem vermeli, yoldaşlarının
öneri uyarı ve eleştirilerini dikkate almalı ve yerine getirmeye özen göstermelidir.
Genel olarak parti çalışmasının tüm yönlerinde ve tüm parti yaşamında,
özel olarak da işçi sınıfı içindeki çalışmada; işçi yaşamına yakın
olmaya, işçilerin yaşamına katılmaya, işçi hareketinden hareketin önündeki
işçilerden, işçi hareketinin öncülerinden ve liderlerinden öğrenmeye özel
bir önem vermelidir. Tüm bunlar, parti çalışmasına yeni adım atmış genç
bir parti militanının, iyi bir partili olarak gelişebilmesi, işçi sınıfı
ve halka gerçek anlamda bağlanabilmesi, çalışma içinde verimli olabilmesi,
partili karakter ve kişilik özelliklerinin sağlam bir gelişimi, kapasite ve
yeteneklerini geliştirebilmesi için gereklidir, hatta bir zorunluluktur.
Bu sorunlarla bağlantılı
olarak ortaya çıkan sorunlu bir fabrika çalışmasının durumunu tarif (olası
değil gerçek bir görünüm) edecek olursak; fabrika gurubumuz düzenli
toplanamıyor, son toplantıda yapılmak üzere kararlaştırılmış işler
ortada duruyor, kısaca parti gurubumuz çalışmıyor ve işin kötüsü; yönetici
organımız bu durumu bir kaç ay sonra tespit ediyor. Benzer bir durum da bir
çok fabrikanın bulunduğu bir bölgede çalışma, epeyce bir zamandır gereği
gibi yürümüyor hatta aksıyor demek daha doğru olur, ancak yönetici organımız
bu durumu görmesine rağmen müdahale etmeden izliyor. Peki, söz konusu
fabrika gurubumuzu böyle uzaktan izleyerek, katılldığımız toplantıdan
toplantıya durum tespiti yaparak nasıl, işleyen, işini ilerleten, yaşamın
ve mücadelenin önüne çıkardığı sorunlar karşısında tutum alabilen işçileri
bu tutum etrafında birletirmeye çalışan, yeni işçilerle genişleyen ve aynı
süreçte kendini ve tek tek üyelerini de geliştirebilen ve daha ileri görevler
almaya hazırlayan bir fabrika parti gurubu düzeyine ilerletebiliriz? Öte
yandan, ilgili bölgedeki çalışmaya müdahale etmek ve çalışmanın aksayan
yönlerini belirleyip düzeltmek, sonuçları hakkında gerekeni (işte böylesi
durumlarda değişiklik; görevden alma ve uygun bir yeniden görevlendirme
zorunludur diyebiliriz) yapmak, çalışmayı gerileme veya durgunluktan çıkarmak
için neyi bekliyoruz, ya da ne zamana kadar izleyici kalacağız?
Kadroları düzeylerine, deney ve tecrübelerine, kapasite
ve yeteneklerine uygun olabildiğince doğru ve yerinde görevlendirmek kadar;
hergünkü çalışmaları içinde, işlerini gereği gibi yapabilip yapamadıklarını,
çalışmanın aksayan yönlerini, nedenlerini, kimin ya da kimlerin çalışmayı
ilerletmek çabası içinde işe sarıldığını, kimin ya da kimlerin "öyle
de gidiyor böyle de" tutumu içinde işi savsakladığını günlük
olarak izlemek, şu veya bu yoldan çalışmanın tüm yönlerinin bilgisini
edinmek, ve bunların değerlendirmesi üzerinden gerekli müdahalede bulunmak
da parti çalışmasının olmazsa olmazlarındandır. Bir yönetici organ
sorumluluk alanındaki çalışmaya, çalışmanın tüm yönlerine ancak böyle
bir tutum ve tarzla hakim olabilir ve bunun sayesinde nereye nasıl müdahale
edeceğine, kime ya da kimlere işlerini daha iyi yapma çabasında nasıl yardımcı
olabileceğine, kimlerin üstlendiği ya da verilen görevden alınıp, yürütebileceği
daha uygun bir alan ya da birimde görevlendirilmesine, kimin ya da kimlere işlerini
daha iyi yapma çabasında nasıl yardımcı olabileceğine, kimlerin üstlendiği
ya da verilen görevden alınıp yürütebileceği daha uygun bir alan ya da
birimde görevlendirilmesine, kimin ya da kimlerin daha ileri görev ve
sorumlulukları üstlenmeye doğru geliştiğine, kimlerin görev ve sorumluluk
düzeyinin yükseltilmesine karar vererek, buna uygun adımları atabilir. Ve
ancak böylece, çalışmada, çalışmanın ilerleyip gelişmesinde, kadro, aynı
anlama gelmek üzere insan kaynakları ve kadroların doğru ve yerli yerinde görevlendirilmesiyle
ilgili sorunların, sıkıntı ve aksaklıkların önüne geçilebilir, parti çalışmasının,
tüm yönleriyle gelişip güçlenmesinin önü açılabilir.
Buna bağlı olarak ele alınması gereken sorunlarımızdan
biri de şudur ki; uzunca bir zamandır yeni bir görevlendirme söz konusu olduğunda
ilk akla gelen ya da üzerinde tartışılan gençler, henüz tüm yönleriyle
hazır olmasa bile, işini yapan, daha iyi yapmaya çalışan, gelişme yolunda
ve sağlam karakterli gençler olması gerekirken, belli yetişkin, eski,
kadrolar üzerinde ve bunlar arasından bir görevlendirme (çoğunlukla da,
daha önce görev almış kadroları adeta yeniden keşfederek) yapmaya çalışıyoruz,
yapıyoruz. Yetişkin, eski kadrolarımızı, elbette görevlendirecek ve
sorumlandıracağız; ama özellikleri, kapasiteleri, olumlu ve olumsuz yanlarıyla,
yetenekleri ve yeteneksizlikleriyle tanıdığımız kadroları yeniden aynı ya
da benzer işlerde görevlendirmenin gereği ve anlamı nedir? Bu şu anlamlara
gelebilir ya da şu sonuçlar çıkarılabilir. Ya sadece belli sayıda kadroya
sahibiz, genç ve yeni kadro yetişmiyor ya da yetiştiremiyoruz (böyleyse bu
vahim bir durumdur), bu nedenle görevlendirme gündemimize geldiğinde aynı
kadrolar arasında değişiklik yaparak sorunu çözmeye çalışıyoruz, çözmüş
gibi yapıyoruz. Ya da gençleri ve yeni gelişmekte olan kadroları görevlendirmekte
ürkek ve hem gençlere hem de kendimize güvensiz davranıyoruz.
Yeni ve genç kadrolar, gençlikten kadrolar kazanmakta ve
yetiştirmekte sıkıntılarımız olduğu bir gerçek, ama buna rağmen, sınırlı
da olsa, hemen yakınımızda belli görevleri üstlenmeye aday gençler olduğu
da bir gerçek. Öyleyse, genç ve yeni kadrolara özelikle gençlere, görev
verme konusunda daha cesur ve güvenli davranmalı, bu tutumuzla yeni gençleri
de hazırlamalı ve teşvik etmeliyiz. Gençleri yaşam ve geleceği hakkında
bir karara varmış olmaları, eğilim ve yönelimlerini esas alarak ama zamanında
ve gecikmeden görevlendirmeli, parti görevi almayı beklerken, görevsiz
haftalar, aylar geçmesine ve bu arada dokülmelere yol açmamalıyız. Gençleri
görevlendirme sorunu; hergünkü parti çalışmasına katılımları üzerinden
zamanı geldiköe ve gecikmeksizin, üstlenebileceği, yararlı olacağı ve aynı
zamanda gelişebileceği en uygun alanda görevlendirmektir. Yoksa; bekleyip,
biriktirip onar, yirmişer görevlendirnek değildir. Böylesi bir görevlendirme,
hem geldikleri alanda boşluk ve sıkıntılara yol açmakta, hem de yeni görevlendirildikleri
alanda çalışma içinde izleme, yardım ve teşvik etme açısından sorunlar
yaratmaktadır, buna izin vermemeliyiz. Yeni ve genç partililerin
eksiklikleri ve yetersizlikleri olabilir; bu noktada da iş bize yönetici
organların, çalışma içinde izleme, önlerini açma ve yardımcı olma görevlerini
yapabilmelerine kalır. Yetişmiş insan ve kadro ihtiyacını çözmenin başkaca
da yolu yoktur.
Kadrolarımızı, hergünkü çalışma içinde, çalışkanlık, verimlilik, kişilik ve karakter olarak sağlamlık, yaşamını işçi sınıfı ve halka bağlama ve adama, partiye bağlılık, parti programı ve çizgisine bağlılık, üstlendiği işe sarılma ve görevini yerine getirmede kararlılık ve tüm özellikleriyle tanıyarak, parti çalışmasının gereksindiği görevlerle sorumlandırmlı, gençleri parti çalışmasının çeşitli yönlerinde görevlendirmeli; daha ileri görevlere hazırlamalı ve teşvik etmeli, parti çalışmasında görev almış tüm kadrolara ve partililere işlerini daha verimli yürütebilmeleri ve geliştirebilmeleri için her açıdan destek ve yardımcı olmalıyız. Parti çalışmasını işşi sınıfı, emekçi halk ve gençlik içinde tüm yönleriyle geliştirip güçlendirebilmemizin, parti olarak görev ve sorumluluklarımızı yerine getirebilmemizin yolu buradan geçiyor.