Ekvador'da halk isyanı
Ekvador emekçi halkı emperyalizme ve işbirlikçi oligarşiye karşı, yine güçlü bir direniş örneği sergiledi. Devletin temel bazı kurumlarının işgal edilmesi ve bir kaç saatliğine de olsa ilerici-yurtsever bir yönetim kurma girişimine kadar varan hareket, kendi eksiklikleri ve emperyalist müdahale nedeniyle geçici olarak geriletilebildi.
Ekvador'un son birkaç yılının, hem gericilik açısından ve hem de emekçi halk kitleleri açısından "karşılıklı bir güç yetirememe" durumuyla karakterize olduğunu söylemek yanlış olmaz. Emperyalizmin direktifleriyle hareket eden gerici oligarşi, halk düşmanı ekonomik programını ne pahasına olursa olsun hayata geçirmek için çaba sarfediyor. Ülkenin başta petrol, madenler gibi temel kaynaklarını ve muz gibi tarım ürünlerini peşkeş çekmek, başlıca sanayi, tarım ve hizmet kurumlarını özelleş tirme yoluyla uluslararası tekellere devretmek, ülke topraklarını bölgedeki saldırgan emelleri için kullanma amacındaki ABD üslerine daha fazla açmak, gericiliğin değişmez programı olmaya devam ediyor. Bu aynı programı, önceki hükümetler de uygulamaya çalışmış, ama işçi ve emekçilerin direnişi nedeniyle tam bir başarı kaydedememişlerdi. Ve bu nedenle de ya istifa etmek ya da ülkeyi terkederek kaçmak zorunda kalmışlardı.
İşçi ve yoksul emekçi halk hareketi ise, bölgenin ve dünyanın benzer başka ülkelerindekine göre daha örgütlü, derli-toplu ve direngen bir tutum sergilemesine karşın, emperyalist talan saldırısını tam olarak geriletebilecek kuvvete sahip değil henüz.
Yine bir süreden beri gerilemekte olan toplumsal ilişkiler, Ocak ayı başlarında hükümetin sıkıyönetim ilan etmesi ve Ekvador parasını dolara endeksleme kararı alması üzerine yeni bir aşamaya yükseldi. İşçiler, yerli kızılderili halk, gençlik ve başka emekçi kesimler, eylemleriyle ve sokağa çıkarak sıkıyönetim kararını fiilen işlevsiz kıldılar. Petrol işçileri üretimi durdurarak, öğrenci ve öğretmenler okulları boykot ederek, kızılderili köylüler anayollarda barikat kurarak direnişe geçtiler. Halk meclisleri, yerel 'yerli parlamentoları', kitle örgütleri platformları on gün boyunca onlarca toplantı gerçekleştirdi ve temsilcilerini seçti, kararlar aldı.
Ve bunun ardından başkentte devletin sembolik kurumlarına (devlet başkanlığı sarayı, parlamento binası, yüksek mahkeme, özelleştirme işlerini yürüten bakanlıklar) doğru yürüyüş başladığında bütün bir halk ayağa kalkmıştı. Başkentin yanısıra birçok taşra kentinde ayaklanan halk, yerel eyalet parlamentolarını ele geçirdi ve bu kurumların başına kendi temsilcilerini sokakta seçerek yerleştirdi.
Bu arada, gelecekteki mücadeleler açısından da büyük kazanım anlamına gelen başka bir gelişme yaşandı ve Ekvador ordusunda bölünme meydana geldi. Bazı albaylar ve yüzlerce subay, parlamento binasını işgal eden halka saldırmayı reddederek, isyan eden halkla birleştiler. Ve 21 Ocak'ta gece yarısına doğru, Mahuad yönetiminin devrildiği ve yerine halkçı bir asker-sivil yönetimin kurulduğu ilan edildi.\par İşte tam bu aşamada, dünya jandarması ABD emperyalizminin ve Quito'daki Büyü kelçili'ğin direktifleriyle devreye giren Genel Kurmay Başkanı, içten bir manevraya girişerek, eski başkanın kurban edilmesi pahasına da olsa gerici-burjuva iktidarı kurtaracak girişimde bulundu. Manevranın başarıya ulaştığı ve hareketin şimdilik kaydıyla geriye düştüğü biliniyor.
Ekvador'da yaşanan şey, özellikle Latin Amerika ülkelerinde alışıldık olduğu üzere, sıradan bir saray darbesi değil; bir halkın emperyalizme ve gerici işbirlikçilerine karşı ayağa kalkması ve isyana girişmesidir. Çeşitli dış ve iç faktörler, isyanın sonuna kadar gitmesini, en azından ilerici halk çı bir yönetimin işbaşında kalmasını engelledi. Ancak isyana neden olan ekonomik ve politik gerekçeler yürürlükte kaldığı müddetçe yeni ve daha güçlü halk ayaklanmalarının gündeme geleceğinden kuşku duyulamaz.
Açıktır ki isyana neden olan saldırıların niteliği ve emekçi halkın ileri sürdüğü talepler, bugün dünyanın tüm ezilen halklarının şu veya bü ölçüde karşı karşıya kaldığı saldırılar ve uğruna mücadele ettikleri talepler durumundadır. Ekvator'daki halk isyanının bu özellikleri şüphe yok ki, ezilen halklar açısından da uyarıcı ve cesaretlendirici bir rol oynayacaktır. Ekvador'un ekonomik bakımdan emperyalizm için belki çok stratejik bir ülke olmaması, bu halk isyanının uluslararası anlamı ve önemini ortadan kaldırmamaktadır. (Burjuva basının, emekçi halkın topyekün ayaklanmasını görmezden gelmesi ve devlet başkanına karşı "garip bir askeri darbe" olarak lanse etmesi anlamsız değildir.)
Kaldı ki özellikle bölge halkları açısından bu halk isyanın taşıdığı diğer bir anlamda, başta "gerillacılık" olmak üzere küçük burjuva devrimciliği tarzı ve zihniyetin bir çok açıdan hala güçlü olduğu Latin Amerika'da emekçi halkın bu devrimci isyanının farklıbir mücadele örneğini sunmasıdır.
Başta petrol ve ulaşım işçileri olmak üzere emekçi halkın; kendi kitle örgütleriyle birlikte pek çok kez grev, genel grev ve ülke çapında kitlesel protesto gösterileri biçimindeki mücadelesi üzerinde yükselen bu isyanın özellikle Ekvador'da ortaya çıkması, kardeş partimiz PCMLE'nin işçi ve emekçileri aydınlatma, sendikal örgütlülü ğünü güçlendirme ve kısacası kitlelerin örgütlenmesi ve örgütlü mücadelesini esas olarak çizgisini sabırla ve ısrarla yaşama geçirme çabasından soyutlanarak değerlendirilemez.\par Türkiyeli komünistler ve ileri işçiler, emperyalizmin kölelik dayatmasına karşı direnen Ekvador yoksul emekçi halkıyla ve halk hareketinin içinde ve başında saf tutan komünistleriyle dayanışma içerisindedir.
Ekvador Marksist Leninist Komünist
Partisi (PCMLE)'nin açıklaması:
"Noboa yönetimine karşı mücadele sürüyor"
"Biz Ekvador halkları; işçi sınıfı, yerli köylüler, gençlik, küçük esnaflar, kadınlar, semt emekçileri olarak Jamil Mahuad'ın neoliberal hükümetinin alaşağı edilmesi, parlamentonun feshedilmesi ve yeniden organizasyonu için halk ayaklanmasında yerimizi aldık. Mahuad'ı kovalayarak ve taleplerimizin gerçekleşmesi yolunda adımlar atarak önemli bir zafer kazandık.
Halk isyanı geniş kesimlerden büyük bir destek gördü, hatta silahlı kuvvetler mensubu subaylar hareketten etkilenerek dahil oldular ve bir Ulusal Kurtuluş Yönetimi'nin kurulmasına kadar gidildi. Katolik kilisesinin halktan yana kesimleri de isyanda yer aldılar. Mahuad'ın halk düşmanı önlemleri ve burjuvazi ve emperyalizmin hizmetindeki politikalarıyla birlikte defolmasını hedefleyen; Halk Kongresi, Yurtsever Cephe, Yerliler Parlamentosu, CONAİE ve diğer güçlerin rol oynadığı bu halk ayaklanması, Ekvador halkı ve örgütleri açısından değerli bir birlik ve mücadele deneyimidir.
Kitlesel ve mücadeleci mobilizasyon, petrol ve diğer sektörlerdeki işçilerin grevi, ülkenin anayollarına günlerce barikat kurulması, neoliberal rejimin memurları yerine halk meclisleri tarafından demokrat kişilerin seçilmesi vb. adımlar; halk hareketinin önemli kazanım ve başarılarıdır.
Buna rağmen, Amerikan emperyalizminin ve büyük elçiliğinin emirleriyle harekete geçen oligarşi ve ordu üst kademesi, bir komployla; Dr. Solorzano Constantine, CONAİE ve isyancı subaylardan oluşan ve Yurtsever Cephe ile Ekvador halkının geniş kesimlerinin desteğini alan Asker-Sivil-Birlik Hükümetini geri püskürtmeyi başardılar.
Gustavo Noboa, gerici güçler tarafından yeni devlet başkanı tayin edildi. Devrik hükümetin anti-ulusal, teslimiyetçi ve özelleştirmeci uygulamalarını devam ettirecek olan bu hükümet, gayrimeşru ve halk düşmanıdır. Noboa ilk açıklamalarında, dolarizasyona, neoliberal ekonomik önlemlere devam edeceğini belirtti ve hükümette basit oligarşik bir yer değiştirme olgusunu doğrulamış oldu.
İşçiler, Kızılderili yerliler ve köylüler, öğretmenler, gençler, toplumsal değişimin gerekliliğine inanan demokrat kadın ve erkekler olarak halkın çoğunluğu için daha fazla baskı, sömürü ve daha çok açlık, sefalet anlamına gelen bu durumu reddettiğimizi ilan ediyoruz.
Ekvador Marksist-Leninist Komünist Partisi, bütün demokratik ve halkçı güçlere, bu hükümete karşı şu temel taleplerle mücadeleye devam çağrısında bulunmaktadır: