KONFERANS KARARLARI

 

Marksist-Leninist Parti ve Örgütler Uluslararası Konferansı’nın
dünya işçi ve emekçilerine işçilerin birlik ve mücadele günü olan 1 Mayıs için yaptığı çağrı:

Mücadeleci 1 Mayıs için

Marksist-Leninist Parti ve Örgütler Ulus-lararası Konferansı, bütün işçilere ve halklara, bu 1 Mayıs’ı, her ülkenin kendi durumuna uygun bir şekilde kutlama çağrısı yapıyor. Kapitalist sömürüye ve baskıya karşı mücadelemizi ilerletmek ve mücadelemizin düzeyini sürekli yükseltmek üzere harekete geçmeliyiz.

Bize inandırılmak istenenin aksine, emperyalizm derin bir krize sürüklenmiş bulunuyor. Görevimiz “kendi” gericilerimizi ve gericiliğin hizmetine koşulan oportunistler güruhunu darbelemektir. Gericilik kendi krizinin yüklerini ve sonuçlarını ve saldırgan, savaşçı politikasının faturasını başta işçiler olmak üzere halkların sırtına yüklüyor.

Işsizlik, açlık, ücretlerin düşürülmesi, kadınlara yönelik ayrımcılık, gençlerin dıştalanması, sınıfsal temele dayalı gerici eğitim, vb. sayısız sorunla karşı karşıya bulunuyoruz. Bununla birlikte burjuvazi ve kapitalizm baskı ve zorba egemenliğini dayatıyor. Biz komünistler bütün bunlara karşı mücadele ediyoruz ve bu nedenle de gericiliğin başta gelen hedefi oluyoruz. Önemli darbeler yedik, gerilemeler yaşadık ve kayıplar verdik. Ama yine de komünist idealler güçlü, güncel ve canlı kalmaya devam edi-yor.

Gericiliğin karanlığına, karamsarlığına ve yenilgi ruh haline karşı ilerleme, halkların kurtuluşu ve devrim bayrağını kararlılıkla yükseltiyoruz. Gelecek bize aittir ve elde etmek için savaşmak gerekir. Mücadele bayraklarımız, aynı zamanda umut bayraklarıdır.

Düşmanlarımız halkları bölmeye, birbirlerine karşı kışkırtmaya çalışıyorlar. Irkçılık ve yabancı düşmanlığı teşvik ediliyor. Ve bunlara karşı kararlı bir mücadele gerekir. Ne derinin rengi, ne dil ve kültür farklılığı, halklar arasında boğazlaşmanın nedeni olamaz.

Aksine saldırganlara karşı sınıf birliği, işçiler ve halklar arasında kardeşçe dayanışma, mücadelemizin köşetaşlarından biridir. Bugün belki de geçmişte-kinden daha güçlü bir şekilde haykırmak gerekiyor: “Bütün ülkelerin işçileri, birleşiniz!”

Konferansımız, bu 1 Mayıs vesilesiyle halk hareketlerini, Ekvador, Yukarı Volta, Kolombiya, Venezuela, Bolivya, Endonezya, Güney Kore ve diğer ülkelerdeki mücadeleleri selamlıyor. Dünyanın her tarafında oportunizmin, reformist sendika bürokrasisinin engelleme çabalarına rağmen, sermaye boyunduruğuna karşı mücadele gelişiyor. Dünyanın şu veya bu bölgesinde emperyalist barbarlığın kurbanı olan Irak, Küba, Yugoslavya, Kosova, Çeçenistan ve diğer halklar, uluslar ve ülkelerle dayanışma içerisinde olduğumuzu ilan ediyoruz.

Çağımız, gericiliğin iddia ettiği gibi “tarihin sonu” ve “tek düşünce” çağı degildir. Aksine, Lenin’in belirttiği gibi emperyalizmin çöküşü ve proleter devrimleri çağında yaşamaya devam edi-yoruz.

Bu nedenle emekçilerin uluslararası günü olan bu 1 Mayıs’ta ülkelerimizde proleteryanın ve ulusal kurtuluş mücadelesinin kızıl bayrağı dalgalanacak.

Halklara; alanlara çıkma, eylemlerini geliştirme, ulusal ve uluslararası gericiliğe karşı kavgaya cesaretle atılma çağrısı yapıyoruz.

Proleterler ve halklar olarak eskiden olduğu gibi, baskı zincirlerinden başka kaybedeceğimiz birşey yok. Buna karşı kazanacağımız koskoca bir dünya var.

Yaşasın 1 Mayıs!
Yaşasın Uluslararası Proleter Dayanışma!

1 Mayıs 2000

 

Marksist-Leninist Parti ve Örgütler Uluslararası Konferansı’nın,
Tunus Işçileri Komünist Partisi sözcüsü Hamma Hammami ve
Tunus halkının özgürlük ve demokrasi mücadelesi ile dayanışma kararı:

Hamma Hammami ve Tunus halkı ile dayanışma

Tunus’un vatan haini diktatörlük rejimi, uzun yıllardan beri bu ülkenin demokratları, ilericileri ve komünistleri üzerinde şiddetli bir terör estiriyor. Bin Ali ve kliği, bireysel ve kollektif özgürlükleri (söz söyleme, basın ve toplanma özgürlüğü vb.) garanti altına alan uluslararası temel sözleşmelere imza atmış olmasına rağmen ve uluslararası insan hakları kuruluşlarının ve kamuoyunun protestolarını hiçe sayarak, rejime karşı çıkma cesareti gösterenleri tutuklamaya ve işkencelerden geçirmeye devam ediyor.

Tunus’ta politik hareketin önde gelen sima-larından, Tunus Işçileri Komünist Partisi (PCOT) sözcüsü Hamma Hammami, uzun yıllar işkence ve cezaevinde kaldıktan sonra, şimdi de Ben Ali’nin polisi tarafından aranmaktadır. Iktidar aynı zamanda, yoldaşın tüm aile mensupları üzerinde baskı uygulamakta ve her yola başvurarak Tunus Işçileri Komünist Partisi’ni tasfiye etmeye çalışmaktadır.

Bu durum karşısında, uluslararası kamuoyunun uyarılması ve yoldaşın kendi ülkesinde normal yaşama dönebilmesi için (yani hakkındaki cezaların ve aranma kararının kaldırılması) için, tarihçi Mohamed Talbi önderliğinde Tunus’ta bir dayanışma komitesi kurulmuş bulunmaktadır. Bu komite, Tunus toplumunun degişik kesimlerinin yanı sıra, uluslararası planda da destek görmektedir.

Bin Ali rejiminin Hamma Hammami yoldaşa yönelik bu uygulamalarını ve Tunus’daki kardeş partimizin karşı karşıya bulunduğu zorlukları gözönüne alan ve Nisan 2000’de Avrupa’da toplanan Marksist-Leninist Parti ve Örgütler Uluslararası Konferansı;

-Fransız emperyalizminin ve Tunus burjuvazisinin çıkarlarının bekçisi olan Bin Ali rejiminin baskıcı kriminel politikasını mahkum eder,

-Hamma Hammami ile dayanışma komitesini, Tunus’ta bireysel ve kollektif özgürlüklere saygı gösterilmesi mücadelesinde selamlar ve cesaret-lendirir,

-Bütün parti ve örgütleri, Hamma Hammami yoldaş ve partisi PCOT’la, her bakımdan tam bir dayanışmaya çağırır.

 

Marksist-Leninist Parti ve Örgütler Uluslararası Konferansı’nın,
Volta’daki devrimci süreç ve Volta Devrimci Komünist Partisi ile dayanışma kararı:
Volta halkı ve Komünist Partisi ile dayanışma

Burkina Faso (Volta) bugün ekonomik, politik, kurumsal, sosyal ve ahlaki çok yönlü ve derin bir krizden geçmektedir. ‹lerici gazeteci Norbert Zongo ve üç arkadaşının 13 aralık 1998’de, başkent Ouagadougou’ya 100 km uzaklıktaki Sapouy’da 4. cumhuriyetin egemenleri tarafından alçakça katledilmesi, bu krizin dışa vurumunun bir göstergesiydi. Bu olay aynı zamanda, 16 aydan beri ülkeyi sarsmakta olan ve politik özgürlüklerin kazanılmasını, suçluların cezalandırılmasını hedefleyen büyük hareketin de kıvılcımı oldu. “Yeter Artık!” sloganıyla gelişen bu hareket, “Politik Partiler ve Demokratik Kitle Örgütleri Kollektifi” (CODMPP) önderliği altında yürütüldü. Kollektifin platformu, Burkina halkının demokratik istemlerini ve nitel politik bir değişim özlemini tümüyle yansıtmaktadır.

Ülkede daha önce eşi görülmemiş bu ulusal çaplı büyük kurtuluş hareketi karşısında, başta Fransız emperyalizmi olmak üzere emperyalizm tarafından desteklenen (mafyacı Blaise Compaore ve onun devlet partisi CDP) 4. cumhuriyet iktidarı, halkın meşru istemlerini boğmak için her yola başvuruyor.

CODMPP, sorumluları ve militanları ve genel olarak halk üzerinde barbarca baskılara başvuruyor: tutuklama, işkence, katliam, ölüm tehdidi, idari cezalar, göstericilerin üzerine hakiki mermi ile ateş açma, haksız yargılamalar, faşist tipten milisler örgütleme vb.

Aynı zamanda politik manevralara ve saptırma girişimlerine başvurarak (sahte komisyonlar oluşturarak, yargı aygıtı üzerinde baskı uygulayarak, demokrat devrimci ve komünistlere karşı karalama kampanyaları organize ederek) zaman kazanmaya, halkın kafasını karıştırmaya ve ezmek üzere hareketi tavsatmaya çaba sarfediyor.

Bütün bunlara rağmen halk daha fazla seferber oluyor, bilinçleniyor, örgütleniyor, taleplerini elde etme yönündeki irade ve kararlılığını sağlamlaştırıyor ve ülkenin gerçek temsilcisi olarak kendini kabul ettiren CODMPP’yi destekliyor. Bu durumun politik sonucu ise, Burkina Faso’da yönetenlerle yönetilenler arasındaki uçurumun, devrimci bir durumun habercisi olarak  giderek derinleşmesidir. Burkina Faso bir devrime gebedir.

Nisan 2000 tarihinde toplanan Marksist-Leninist Parti ve Örgütler Uluslararası Konferansı:

-Burkina yeni-sömürge devletini mafyacı mersener bir devlete dönüştüren gerici, faşist ve vatan haini 4. cumhuriyet rejimini teşhir ve mahkum eder;

-Başta Fransız emperyalizmi olmak üzere emperyalizmin halkı esaret zinciri altında tutmayı amaçlayan manevralarını mahkum eder;

-Kurtuluşu için haklı bir mücadele yürüten Burkina halkını kararlıca destekler;

-Kardeş Volta Devrimci Komünist Partisi’nin (PCRV), geçici devrimci hükümet, kurucu ulusal meclis, ulusal demokratik halkçı devrim perspektiflerini sunarak, bu mücadelede oynadığı tayin edici rolü selamlar.

-Bütün M-L partileri, Burkina halkına enternasyonalist destek sunmaya ve Burkina Faso’da demokratik ve halkçı bir rejimin kurulması için çalışan PCRV’ye omuz vermeye çağırır.

 

Marksist-Leninist Parti ve Örgütler Uluslararası Konferansı’nın
Ekvador’daki halk ayaklanması ve PCMLE’nin çalışması üzerine kararı:
Ekvador halkı ve Komünist Partisi ile dayanışma

Marksist-Leninist Parti ve Örgütler Ulus-lararası Konferansı, Ekvador’daki geliş-meleri ve PCMLE’nin bu süreçteki tecrübelerini ele alarak tartıştı.

Olayların tahlilinden hareketle, Ekvador’da devrimci mücadelenin olumlu yönde geliştiği sonucuna vardı. Bugün uluslararası Marksist-Leninist komünist hareket için devrimci kavganın bu dışavurumu, büyük bir sevinç kaynağı ve ülkelerimizde devrimi hazırlamak için daha fazla yükümlülük altına girme vesilesidir.

Ekvador’da yaşanan toplumsal hareketlenmeler, bütün kıtalarda örnekleri yaşanan yeniden canlanmanın somut göstergesidir.

Ekvadorlu işçiler ve halk, büyük bir halk ayaklanmasına başvurarak burjuva kurumlarını parça-layıp, emperyalist uşağı Mahuad hükümetini devirdiler. Burada sözkonusu olan şey, ne alışılmış eylemlerden bir yenisi, ne bir darbe girişimi, ne de burjuva klikler arasında bir güç gösterisidir. Aksine, Ekvador toplumunu sarsan, işçi sınıfının bilinç ve örgütlenmesinde sıçramaya yolaçan, başta Latin Amerika’da yaşayan ve mücadele edenler olmak üzere halklara güç veren bir halk ayaklanmasıdır.

Ekvador toplumunu sarsan kriz; emekçilerin derin hoşnutsuzluğu; burjuvazinin kendi içindeki çatışmalar; kurumlara, hükümete, millet meclisine, yargı organlarına, politik partilere güvensizlik; silahlı kuvvetler içerisindeki çatlaklar; degişik toplumsal tabakaların eylem ve örgütlülükleri; kızılderili yerli halkların toplumsal ve politik faaliyeti; Marksist-Leninist Komünist Partisi başta olmak üzere sol güçlerin eylem içerisindeki yeri ve mücadelesi... Bütün bunlar, yaşanan olayların nedeni ve içeriğini teşkil ederler.

Kuşkusuz, politik kriz, emperyalizm ve burjuvazinin istediği şekilde aşıldı. Aynı politika, yeni bir kılıfla yürürlüktedir. Noboa, emperyalist ve burjuva egemenliğin devamlılığını temsil etmektedir. Gerici bir hükümettir ve bundan emekçi kitlelerin, Ekvador halkının en ufak bir kuşkusu yoktur.

Toplumsal hareket, proletarya devrimcileri, demokratik ve yurtsever kesimler de; burjuvazi ve emperyalizmden oportünistlere kadar tüm toplum kesimleri de yeni bir durumla karşı karşıya bulunu-yorlar. Ekonomik kriz derinleşiyor ve her zaman olduğu gibi en çok şehir ve kır emekçilerini etkiliyor. Emekçiler ve halklar kapitalist sömürü ve baskıya maruz kalıyorlar; burjuvazi ve emperyalizmin krizden çıkış arayışları ise sonuçsuz kalıyor.

Bu belirtilenlere, bir de burjuva silahlı kuvvetlerin bölünmüşlüğünü eklemek gerekiyor. Devrim-ciler açısından ileriye doğru gidişin koşulları elverişlidir, gerekli olan, işe hemen girişmektir.

PCMLE, sorumluluklarını esas olarak yerine getirdi ve bu nedenle de burjuvazinin ve aygıtlarının saldırılarının temel hedefi oldu. Ancak parti, Jaime Hurtado ve arkadaşlarının katledilmesi karşısında geri adım atmadı, acıyı kuvvete dönüştürerek Ekvador halkı ve işçi sınıfı karşısındaki sorumluluklarına daha çok sarıldı. Bu olaylardan silahlanarak, tecrübe biriktirerek, sorunlarını ve zaaflarını aşıp koşulların talep ettigi seviyeye gelmek için kararlılıkla çıktı.

Marksist-Leninist Parti ve Örgütler Uluslararası Konferansı, Ekvadorlu yoldaşların “Güney Amerika’ nın kuzeybatı bölgesi, yani Venezuela, Kolombiya ve Ekvador’un bulunduğu bölge bugün emperyalist zincirin en zayıf halkalarından biridir”  şeklindeki tespitini, tümüyle paylaşmakta ve bu halkanın zayıflatıl-ması için elinden gelen her çabayı sarfedecegini, bu ülkelerdeki kardeş partilerimiz olan Kolombiya Komünist Partisi (M-L), Ekvador M-L Komünist Partisi ve Venezuela Kızıl Bayrak partilerine mümkün olan her desteği sunacağını ilan eder.

Yoldaşların mücadelelerini ve zaferlerini duyurmak, Francisco Caraballo yoldaşın özgürlüğüne kavuşması için kampanyaya yeni bir ivme kazandırmak ve “devrim ve sosyalizm için, Ekvador’a devrimci bir gazete” sloganıyla PCMLE ile dayanışma kampanyası yürütmek konusunda angajman alıyoruz.

Bu ülkelerde gelişmekte olan süreç, emekçilerin ve halkların, yurtseverlerin ve ilericilerin angajmanını zorunlu kılmaktadır. Biz, devrimci mücadelenin yükseltilmesi, değişik ülkelerin komünistlerinin dayanışma ve desteğinin geliştirilmesini bir görev olarak biliyoruz.

 

Marksist-Leninist Parti ve Örgütler Uluslararası Konferansı’nın
Francisco Caraballo ile dayanışma kararı

Marksist-Leninist Parti ve Örgütler Ulus-lararası Konferansı, belirlediği hedeflerin bir bilançosunu yaptı. Kardeş Kolombiya Partisi’nin yürüttüğü mücadeleye ve değişik parti ve örgütlerin gerçekleştirdiği faaliyetlere rağmen Kolombiya'nın gerici işbirlikçi hükümeti, Kolombiya Komünist Partisi (M-L)’in genel sekreteri Francisco Caraballo’ yu hala hapiste tutmaya devam etmektedir.

Konferansımız, Caraballo yoldaşın özgürlüğüne kavuşması için uluslararası kampanyayı geliştirmeye devam edecektir.

Bütün devrimci ve komünistler, ilericiler ve yurtseverler, bütün imkanlarını kullanarak yoldaşla dayanışmamızı ifade etmek zorundadırlar.

Faaliyetleri ve fikirleri nedeniyle hapsedilen ve yıllardır yargılanması bitmeyen bir komünistin serbest bırakılması için Kolombiya hükümetine, Uluslararası Kızıl Haç Örgütü’ne, bütün Insan Hakları örgütlerine seslenmeliyiz. Ve özellikle de işçi hareketi içinde, halklar ve devrimci örgütler arasında, Kolombiyalı yoldaşların mücadelesi etrafında kampanya sürdürmeliyiz.

Francisco Caraballo altı yıldır hapiste tutulmaktadır. Onun partisi, Halk Kurtuluş Ordusu (EPL), emekçiler ve halkının mücadelesi giderek gelişmektedir. Bu nedenle Caraballo yoldaşın serbest bırakılması şimdi çok daha önemlidir.

 

Marksist-Leninist Parti ve Örgütler Uluslararası Konferansı’nın
Danimarka İşçileri Komünist Partisi’nin Kuruluş Kongresi’ne mesajı

Marksist-Leninist Parti ve Örgütler Ulus-lararası Konferansı, Uluslararası Komünist Hareketin mensubu Danimarka Işçileri Komünist Partisi'nin I. Kongresini selamlar.

Bu kongrenin başarısı aynı zamanda Konfe-ransımızın başarısıdır; Danimarka Işçileri Komünist Partisi'nin güçlenmesi aynı zamanda bizim de güçlenmemizdir.

Yoldaşlar, Kongreniz için başarılar dileriz. Bu hedefleriniz ve üstlendiğiniz görevlerinizle Konfe-ransa katılmanız, onun daha da güçlenmesine, dolayısıyla Uluslararası Komünist Hareketin güçlenmesine katkıda bulunacaktır.

Dünya işçi sınıfının, mücadelesi ve maruz kaldığı sömürü koşulları, uluslararası planda ve bütün ülke-lerde komünist öncülerin güçlenmesini zorunlu kılmaktadır. Bu yönelimin ancak politik ve organik olarak partilerimizin işçi sınıfı ve emekçi kitlelerle birleşmesiyle gerçekleşebileceğini düşünüyoruz. Kitlelere önderlik ederek politik iktidarın ele geçirilmesi ve Marksizm-Leninizme dayalı sosyalizmin inşasını ancak bu koşullarda gerçekleştirebiliriz.

Bütün kalbimizle Danimarkalı yoldaşların, insan-lığın geleceğinin ve proleteryanın talep ettiği bu hedeflere ulaşmasını diliyor ve onlara güveniyoruz.

Yaşasın Danimarka Işçileri Komünist Partisi'nin I. Kongresi!
Yaşasın Marksist-Leninist Parti ve Örgütler Uluslararası Konferansı!
Yaşasın Marksizm-Leninizm!