EKVADOR
Marksist-Leninist ilkelerin Ekvador devriminin somut koşullarına
uygulanması Marksizm-Leninizm bir dogma değildir. Tarihsel deneyimler
Marksizm-Leninizmin, devrimci proleterlerin onu özümsedikleri, politik mücadelelerinde
onun devrimci ilkelerini kılavuz olarak uyguladıkları ve toplumun
somut tarihsel özelliklerini dikkate aldıkları her yerde
uygulanabilir ve geliştirilebilinir olduğunu kanıtlamıştır.
Ekvador'un Marksist-Leninist komünistleri Marksizm-Leninizmi
bir eylem kılavuzu olarak anlamak için her çabayı göstermiştir.
Onun ilkelerine dayanarak Ekvador gerçeğini inceledik ve toplumsal
harekete doğru ve tam zamanında müdahale etmemizi sağlayan çeşitli
taktik çizgiler ve işçi sınıfının ve halkın mücadele
ve örgütlenmesine ilişkin doğru kararlar yanında partinin
politik hattını da geliştirdik.
Bugün bizler büyük toplumsal hareketliliğin, toplumda
yaratılan yapısal değişikliklerin, devrimci sınıfların
öznellik ve tavırlarındaki değişikliklerin ve emperyalizm
ve burjuvazinin yeni politikalarının getirdiği meydan okuyuşla
karşı karşıyayız.
Marksizmin genel ilkeleri konusunda eğitimi derinleştirmeli
ve bunu ulusal ve uluslararası sorunlarla, bilim ve teknolojideki gelişmelerle
-burjuvazinin felsefi, sosyal ve ekonomik teorilerine karşı koyarak-
ve dünya tarihini değiştiren tarihsel olaylarla bağlantılı
bir şekilde yapmalıyız. Marksizm-Leninizmi, onu uygulamak ve bu
yolla onun kılavuzluğu sayesinde gelişmek ve proleter sosyal
devrimin karşılaştığı yeni sorunları çözmek
için incelemeliyiz.
Herşey söylenmiş değildir; devrimcilerin
teorik açıdan ele alması gereken pekçok sorun ve durum vardır.
Ekvadorlu komünistler için sorun, sınıf bakışı ve
toplumun ele alınışı, ulusal sorun, tüm mücadele biçimlerinin
kullanımı, devrimci şiddetin somutlaştırılması
ve partiyi inşa teorisi sorunu olarak kendini gösteriyor.
Teori ve pratikte birikmiş deneyimle, kendi devrimci güçlerimizle,
eğitim, tartışma ve bunların yansımasıyla, ülke
gerçeğini kavramada artan bilgimizle, işçi ve halk hareketi içerisinde
bilimsel sosyalizmi kurma görevimizde daha ileriye gidebiliriz. Önerilerimizi,
Ekvador toplumunun bugünkü sorunları ve işçi ve halk hareketinin
gerçeklerine göre değiştirmeli, halk kitlelerine ulaşmak ve
devrimci mesajı yaymak için daha iyi çalışmalıyız.
Marksist-Leninist komünistlerin Marksizm-Leninizmin evrensel
ilkelerini işçi sınıfının somut pratiğine
uygulamak için çalışmaları oranında Ekvador devrimi zafere
ulaşacaktır.
Marksizm-Leninizmin savunulması için mücadele Bizim, Marksizm-Leninizmin geçerliliğinden ve insanlığın
gelişmesinde, büyük zaferler kazanmasında ve geri çekilmesindeki
anlam ve öneminden şüphemiz yoktur. Marksizm-Leninizmin savunulması,
onun geçerliliğinin ilan edilmesi, haklılık ve doğruluğunun
onaylanması yoluyla olamaz. Bunlar önemli, fakat aşılması
ve bir adım öteye götürülmesi gereken noktalardır.
Marksizm-Leninizmi savunmanın esas yolu, dünyayı
sermayeden kurtarabilecek maddi bir güce dönüştürmek için onun Ekvador
devrim sürecine uygulanmasından, politikalarda ve işçi sınıfı
ve halkın mücadelelesinde somutlaştırılmasından geçer.
Marksizm-Leninizmi bu şekilde uygulamak onun öğrenilmesini, geliştirilmesini
ve yaşamla yüzyüze getirilmesini gerektirir.
Proleter devrimciler daha ileriye gitmelidir.
Marksizm-Leninizme yöneltilen bütün hakaretlerin ve yalanların üstesinden
gelmek zorundayız. Bu, ortaya konulan teorik tartışmaya aktif bir
şekilde katılmak, yani her alanda devrimci militanlığı
edinmek anlamına gelir.
Diyalektik ve tarihsel materyalizm, Marksist ekonomi-politik
ve bilimsel sosyalizm aracılığıyla mücadelenin her alanında
saf tutmak için yayınlardan, parti gazete ve dergilerinden ve diğer
organlarından faydalanmalıyız. Mücadele, sadece burjuvazinin
gerici ve idealist tutumlarına karşı değil, revizyonist
'neo-Marksist' tutumlara karşıdır da.
Sermayeye karşı ideolojik mücadele Bu süreçte, gericiliğin ve kapitalizmin temelsiz
ideolojisinin maskesini düşürmek, ona karşı savaşmak ve
ona proletaryanın ve devrimin politik ve ideolojik değerleriyle karşı
koymak büyük önem taşır.
Kapitalizmin üstünlüğü iddialarına karşı,
sosyalizmin inşasında işçilerin başarıları ile
karşı koymalıyız. Sosyalizmin yenilmiş olduğuna ve
devrimin imkansızlığına dair ileri sürülen yanlış
tezlere karşı, herbir kıtada gelişen ve alternatif olarak
sosyalizmi gösteren işçi sınıfı ve halk hareketi mücadelesinin
gerçekleriyle cevap vermeliyiz. Burjuva egoizmi ve bireyciliğine,
kollektivizmin yaratıcı gücü ve sınıf dayanışmasıyla
karşı koymalıyız. Sosyalizmin bireyi inkarı yalanına,
yalnızca sosyalist toplumda her bireyin kişisel yetenek ve
niteliklerini tam olarak geliştirebileceği gerçeğiyle karşı
çıkmalıyız.
Revizyonizme ve oportunizme karşı
ideolojik-politik mücadeleyi sürdürmek Olgular, işçilerin iktidarda olduğu ve proletarya
diktatörlüğünü uyguladıkları zamanlarda bile revizyonizmin sürekli
bir tehlike olduğunu ve yeni düzeni devirip kapitalizmi restore edebileceğini
göstermiştir. Bu, mücadelenin sürmesi, komünistlerin saflarını
korumamız, işçilerin ve halkın bilincini, örgütlenme ve mücadelesini
revizyonizmin saldırılarından korumamız gerektiği anlamına
gelir.
Revizyonizme karşı mücadele, komünistler açısından
uyanık olmayı, Marksizm-Leninizmi daha iyi kavramayı ve sınıf
mücadelesi içinde, hem teoride hem de pratikte, kendilerini gösterdikleri her
yerde oportunistlere ve revizyonistlere karşı sürekli mücadeleyi
gerektirir.
Revizyonizme karşı mücadele, onun organik
ifadesine, esas olarak da onun tezlerine, Marksist-Leninist öğretinin
tahrifine, komünist parti safları içinde ortaya çıkabilecek korkak
ve oportunistlere hakim olma ve devrimcilerin kafasını karıştırmaya
yönelik ideolojik saldırılarına karşı olmalıdır.
Bu, sonuçlarını alıncaya kadar yürütülmesi gereken sürekli
bir mücadeleyi içerir.
Devrimci propaganda kitlelere ulaşmanın anahtarıdır Burjuvazi ve revizyonizmin ideolojik ilerlemesi, iletişim
araçlarının muazzam gücü, yeni propaganda ve yayın teknikleri
devrimci proletaryaya bir meydan okuyuş dayatmaktadır. Bu, aynı
medya ya da burjuvazinin ekonomik kapasitesi ile yarışmak anlamına
gelmediği gibi, onun kullanımının reddi anlamına da
gelmez. Bunları, mümkün olduğu kadar kendi propaganda amaçlarımız
için kullanmalıyız. Bu esas olarak, devrimci mesajların formülasyonu
amacıyla inisiyatif yaratmak için sorunun incelenmesi demektir.
Gelişmemizde bize destek olması için kullanmamız
gereken önemli bir propaganda deneyimine sahibiz. Yaşam bize, sloganları
tekrar etmenin ya da konuşmalar yapmanın yeterli olmadığını
gösteriyor. Şematizmi ve klişeleri aşmalıyız.
Devrimcileri hep aynı gösteren ve tekrarcı ve mekanik kılan her
tür tek tipliliği, herkesin bildiği şeyleri, peşin hükümlü
konuşmaları bir kenara bırakmalıyız.
Devrim, fazla sayıda ve nitelikli propagandistler yanında,
kitlelere ulaşmak için mentalitenin, izlenen yöntemlerin, biçim ve
tekniklerin devrimcileştirilmesini gerektirir. Kitlelerle doğrudan, akıcı,
ve etkileyici bir iletişim için devrimci örneklerin, yaşamla ve işçilerin
ve gençlerin umutları ile uyumlu bir sembolizmin, kimliği beyan eden
ideolojik ve politik unsurların yaratılıp kullanılması
gerekiyor.
İnisiyatif yaratma, makalelerin, bildirilerin ve
manifestoların özenle işlenmesinde yeni biçimler yaratma işi,
kitlelerin sorunlarını anlama, sorunun ağırlıklı yönüyle
birlikte ve talepleri kavrayarak, o anı, izleyicileri, konjonktürü ve
dolaylı karakterlerin amaçlarını gözönünde bulundurarak
birarada yürütülmelidir. Somut, dolaysız, sorunu ve onun çözümünü içeren,
devrimcilerin kişisel niteliklerini ifade eden basit bir tarz, verilmek
istenen mesajı geliştirmemizi sağlayacaktır.
Her tür yapmacığı, herşeyi bilirim havasını,
resmiyeti ve bilinen söylemleri bir kenara bırakarak kitlelerin
seviyesinde yapılan konuşma ve tartışmalar, endişeleri
giderme yeteneği, kitleler ile diyalog, öneri yaparken duyarlılık
gösterme ve çıkarılan sonuçları somut bir şekilde formüle
etme, tartışmaları zenginleştirmemizi ve kitlelerin bu tartışmalara
daha fazla katılımını sağlayacaktır. Bu da
devrimci politikalarımızla kitlelere ulaşmamızı, onların
anlayış ve onayını kazanmamızı sağlayacaktır.
Devrimci ajitatör güven vermeli ve yetenek göstermeli, her
türlü müdahaleye hazır olmalı ve bunları kollektif bir şekilde
tartışabilmelidir. Kendi müdahalesinin, bir fikri, sloganı ya da
direktifi yayma amacı taşıdığını unutmamalıdır.
Her fırsatta ve her durumda her şeye cevabının hazır
olduğunu iddia etmemelidir. O, kitlelerin önderidir ve her durumda bu önderliği
göstermesi gereken bir kadrodur.
Duvar yazıları ve resimleri, afişler ve
devrimci propagandanın diğer biçimleri, partinin niteliğini ve
kapasitesini göstermeli, bu nedenle de iyi hazırlanmalıdır.
Radyo ve televizyondan faydalanma, küçümsenmemesi gereken
yeni unsurlardır. Nitelikli bir tecrübe geliştirmek gerekir. Bu iletişim
araçlarının idaresine vakıf kadrolar ve araçlar geliştirmeliyiz.
Bu alanda devrimci propagandistlerin oluşturulması zaman ve çaba
gerektirir. Bunu geçiştirmemeli ve devrimci sürecin kendi yolunu izleyeceğini,
şu ya da bu görevle tamamlanmayacağını, sürekli bir eylem
gerektiğini ve ideolojik, politik ve teknik olarak propagandistlerin yetiştirilmesi
için harcanan yılların yararlı bir şekilde kullanılacağını
unutmamalıyız.
Leninist partinin önemli geleneklerinden biri, önderlik
tarafından yayınlanan periyodik komünist yayındır.
'Iskra'dan günümüze kadar, devrimci periyodik yayın, değerini ve
gerekliliğini göstermiştir.
Partinin deney birikiminde, periyodik yayınımız
'En Marcha' (Kendi Yolumuzda) önemli bir rol oynadı. Onu daha düzenli bir
hale getirmek, dağıtımını yaygınlaştırmak
ve devrimci süreçte onu uygun ve inisiyitafli bir şekilde kullanmak
gerekiyor. Komünistlerin, devrimcilerin ve kitlelerin, proleter basını
geliştirmede gerekli olabilecek tüm ideolojik, politik ve maddi güçleri
tereddütsüz bir şekilde uygulamaya sokulmalıdır. Devrimin sesi,
komünizmin propagandacısı, işçilerin kurtuluşu mücadelesinde
savaşçı olarak 'En Marcha' kendi rolünü, içeriğini ve biçimini
geliştirmelidir.
Biz komünistler, kitlelerin ve politik cephelerin örgütlenmesi
ve bunun propagandasının idaresi üzerinde yoğunlaşmalıyız.
Adına konuştuğumuz örgüt ve kurumların özelliğini gözönünde
bulundurarak mücadeleyi ve devrimci eylemi yaygınlaştırmak
zorundayız. Propaganda, tüm komünistlerin, komite ve hücrelerin,
devrimcilerin ve kitlelerin kendisinin görevidir. Bu böyle anlaşılmalı
ve uygulanmalıdır.
Hücrenin, belli bir toplumsal kesime yönelik özel
propagandasını derinleştirme ve yaymaya yönelmesi gerekir. O
kesimin özgül sorunlarına hitap eden ve kitlelerin dilini ve tarzını
kullanan bu propaganda, partinin merkezi perspektifinin kabul ve onay görmesini,
kitlelerin harekete geçirilmesine katkıda bulunmasını sağlayarak
bu perspektifi yansıtmalıdır.
Devrimci propaganda ayrıca, ideolojik ve politik olarak
donanmış, dönemi ve yöntemleri gözönünde bulunduran teknik
bilgiye sahip özel gruplar da gerektirir.
Ulusal Propaganda Komisyonu, istikrar ve süreklilik ile
politik ve teknik kalite gerekliliğini ve liderlik ve uygulama açısından
sorumluluklarını gözönünde bulundurarak yapısını
geliştirmelidir. Aynı şey bölge komisyonları ve kitle örgütleri
ve cephelerinin propaganda grupları açısından da geçerlidir.
Halk iktidarı ve sosyalizm mücadelesini örgütlemek İktidar mücadelesinin gerekliliği konusunda halk
kitlelerini, işçi ve köylüleri, şehir yoksullarını, öğretmenleri
ve gençleri eğitmek için çalışmalıyız. İşçilerin
her sosyal, maddi ve politik kazanımı, maddi ve manevi bir faydaya işaret
eder. Fakat burjuvazi bunları saymadığı ya da sürekli artan
hayat pahalılığı karşısında ücret artışlarının
birşey ifade etmemesi örneğinde olduğu gibi sonuçta yine işçilere
ödettiği sürece bu sonuçlar geçici olacaktır. İşciler
herşeyin kontrolünü kendi ellerine almalı, emeği, devleti, ve
yasaları kendileri düzenleyebilmelidir. İşçiler, emeklerinin
meyvalarından ancak iktidarda oldukları zaman faydalanabilecektir.
İktidarda olmadan, sosyal kazanımlar her zaman kısmi olacaktır;
çünkü her zaman kaldırılma durumları vardır.
İktidar için yürütülen politik mücadele, kendisini günlük
olarak her durumda göstermelidir. Komünistler her fırsatı politikleştirmelidir.
Emperyalizm ve burjuvazinin baskılarının mahkum
edilmesi, sadece belli kurumlarında değil bir bütün olarak burjuva
devlet içindeki yozlaşmaya karşı mücadele, kurumların teşhiri,
'politik sınıfların', oligarşinin ve onun politikalarının
teşhiri, herbir hükümetin ve bir bütün olarak kapitalist rejimin halk düşmanı
politikalarına karşı mücadele, proletaryanın ve onun
partisinin politikasının ifadesidir ve iktidar mücadelesinin göstergesidir.
Politik mücadele, partinin ve parti güçlerinin, iktidar mücadelesinin
her alanına, kitle örgütleri içindeki seçimlere, demokratik örgütler
arası tartışmalara, temsili demokrasi seçimlerine aktif katılımını
gerektirir. Politik mücadele, her tür mücadele biçiminin kullanımını,
ayaklanma için hazırlık yapmayı, parti ve onun güçlerinin ve
devrimci şiddet kullanımı konusunda kitlelerin eğitimini
gerektirir.
İktidar mücadelesi, onun özünün anlaşılmasını
ve açıklık kazanmasını içerir. Halk iktidarı, yeni
bir durumu ifade eder. Yani işçi sınıfının önderliğinde
halk kitleleri genel seviyede iktidarı alır. Bu da egemen sınıfların
yenilgisi ve onların yerine halkın iktidara geçmesi anlamına
gelir. Halk iktidarı, burjuvazinin silahlı kuvvetlerinin varlığı
ile bağdaşmaz. Mevcut kurumları altüst ederek halk kitlelerinin
çıkarlarına uygun yeni bir düzen kurulmalıdır. Halk
iktidarı, kapitalist sömürü ile bağdaşmaz ve kitlelerin siyasi
baskı altında tutulmasına karşıdır. Halk iktidarı
tam demokrasi, kitlelerin, devrimcilerin, savaşçıların ve önderlerin
hükümetin plan ve programlarının oluşturulmasına aktif katılımı
anlamına gelir. Yeni bir toplumun inşası anlamına gelir.
İşçi toplumu için sosyalizme giden yoldur.
Belediye meclisinde bir sandalyenin, belediye başkanlığının,
parlamentoda milletvekilliğinin, kurumlardaki lider konumların, ya da
kitle örgütlerinde ileri sorumluluklara sahip olmanın halk iktidarı
anlamına geldiği iddiaları yanlış iddialardır. Bu,
iktidar kavramının basitleştirilmesidir. İktidar, pratiğe
uygulanmak zorundadır ve kapitalist sisteme, burjuva hukuka ve kurumlara
tabi olamaz. Bu nedenle, bu mevziler devrimci politikaların hayata geçirildiği,
burjuva devleti yıkma yönünde daha ileri seviyelere yükseltilmesi
gereken platformlardır. Bu platformlar, halk iktidarının provalarının
yapıldığı sahneleri temsil eder.
Komünistler ve devrimciler, üzerine düşen
sorumlulukları yerine getirmeli, kitlelere politikalarının doğruluğunu
ve toplumun kaderini yönlendirecek insanlar oldukları konusunda meşruluğu
göstermek için kararlı, dürüst ve yetenekli bir çalışma göstermelidir.
Devrimci güçlerin biriktirilmesi sürecinde bir aşama olan kitle ilişkilerimizden
söz etmek için, bu mevzilerde siyasi sorumluluğu yerine getirme işi
bir deney tüpüne dönüştürülmelidir.
Parti, milletvekilliği gibi mevzileri, devrimci
politikalar açısından, kitlelerin örgütlenme, eğitim ve mücadelesine
katkıda bulunacak araçlar olarak görür. Bu, bizim temsilcilerimizin, işçilerin
sesi ve solun bayraktarı olmak için elinden gelen herşeyi yapması
anlamına gelir. Onlar, burjuvazinin hakaretlerini, rüşvet, yozlaşma
ve aldatmalarını mahkum etmelidir. Sisteme karşı koyabilmek
için burjuva demokrasisinin çatlaklarından faydalanmalıyız.
Temsilcilerimizi cesaretleri, zekaları, kararlılık ve
inisiyatifleri ile halkın karşısına çıkarmalıyız.
Kendilerinin halkı temsil etmeye değer olduğunu göstermeliler ki
kitleler ve seçmenler onlara sahip olmaktan gurur duysun. Düşünce önerme
ve halkın sorunlarına cevap vermede kararlılıklarıyla
liderlik istemelidirler. İktidarı aldıklarında komünistlerin
ve devrimcilerin ne yapacaklarını, yani rollerindeki yeteneklerini
sergilemelidirler.
Herbir eylemin, düşmanla her çatışmanın,
her somut mücadelenin devrim için bir savaş haline gelmesi, kitlelerin
politik ve ideolojik eğitimini, onların örgütlerini güçlendirmeye
hizmet edebilecek devrimci güçlerin biriktirilmesi sürecinde - ki bu devrimci
ve sosyalist etkinin gelişmesi ve onay bulması anlamına gelir ve
özsavunmanın oluşturulmasına ve partinin büyümesine katkıda
bulunur - bir aşama haline gelmesi için çalışmak, her an ve her
eylemde iktidar mücadelesini ifade eder.
Devrimi, sosyalizmi ve komünizmi geliştirmek, parti için
propaganda yapmak, onun önderlerini ve militanlarını halkın karşısına
çıkarmak, işçi sınıfı ve halk açısından
onların otoritesiyle kazanmak halk iktidarı için mücadeleyi ifade
eder.
Proletarya partisinin ideolojik, politik ve organik inşasında
gelişme kaydetmek, hergün siyasi iktidar mücadelesi verme anlamına
gelir.
Aralık 1996 (*)
Bu makale, Ekvador Marksist-Leninist Komünist Partisi'nin Aralık 1996'da
yapılan 5. kongresinde onaylanan ve Parti Merkez Komitesi'nin çıkardığı
Politik Haberler adlı belgenin 'Ekvador Devriminin Bugünkü Sorunları'
başlıklı IV. bölümünden alınmıştır.
TEMEL GÖREVLERİMİZ
Ekvador devriminin karşı durması gereken ve Marksizm-Leninizmin
ışığında proletaryanın devrimci partisi tarafından
çözülmesi gereken somut sorunları vardır.
Marksizm-Leninizm geçerliliğini koruyor. İşçilerin ve halkların
mücadelesinde, zafere ulaşan devrimlerde ve gerici güçlerin üstünlüğü
ve komünistlerin hataları sonucu yenilgiye uğramış devrimci
süreçlerde Marksizm-Leninizmin devrimci ilkeleri geçerliliğini göstermiştir.
İşçilerin toplumunun, yani sosyalist toplumun inşasında
onun geçerliliği ve doğruluğu ortaya konduğu gibi, zayıflıkları,
sınırlılıkları ve sürekli geliştirilme ihtiyacı
da ortaya konmuştur.
Emperyalizm, gericilik ve revizyonizm tarafından yürütülen büyük
anti-komünist saldırı, esas oklarını Marksizm-Leninizmin
eskimişliğini sergilemeye; devrimcilerin, işçilerin ve halkın
bu ilkeleri uygulama çabalarının boşunalığını;
devrimin olanaksızlığı ve başarısızlığı
ile birlikte sosyal, ekonomik ve bilimsel gelişmelerin sorunlarını
ve işçi sınıfının sorunlarını çözme yeteneğine
sahip olmadığını göstermeye yöneltmiştir.
Proletaryanın sosyal devrimi için mücadele, devrimciler olarak yapmak
istediğimiz ve uğruna mücadele ettiğimiz şeylerin işçi
sınıfı ve kitleler içinde yaygınlık kazanmasını
ve işçilerin kendi programlarının hazırlanmasını,
yeni toplumun uygulanmasını ve onun başarısı için mücadele
edilmesini gerektirir.
Yaşam ve tarihsel deneyimler, burjuvaziye karşı ideolojik,
politik, kültürel ve askeri her alanda mücadele etmeksizin, kitlelerin
devrimci hareketi ve Komünist Parti içindeki revizyonist ve oportunist
ideoloji ve politikaları açığa çıkarmak ve onlara karşı
mücadele etmek için tavır takınmaksızın devrimin sonuca
ulaştırılmasının mümkün olmadığını
göstermiştir.
Devrimci propaganda olmadan devrim örgütlenemez. Komünistler, politik
talepleriyle, devrim, devrimci şiddet, halk iktidarı, sosyalizm ve komünizm
talepleriyle kitlelere ulaşmalıdır.
Proleter devrimciler için, iktidar sorunu devrimci faaliyetin anahtarıdır.
Ekvador Marksist-Leninist Komünist Partisi (PCMLE)