Proletaryanın sosyal devrim mücadelesi; eğitimi, halk kitlelerinin
örgütlenmesi ve seferber edilmesini, birliği, devrimci savaşımı,
anlaşmaları, uzlaşmaları, devrimci şiddeti, halk
ordusunun örgütlenmesini, iktidarın ele geçirilmesini, elde tutulması
ve inşasını vb. içeren bir süreçtir. Bütün bu süreç,
proletaryanın devrimci partisi tarafından yönetilir.
Devrim yapılmaz, örgütlenir diyordu Lenin. Tarihsel tecrübeler,
zafere ulaşan devrimlerin deneyleri ve bugünkü süreç, bu tespiti fazlasıyla
doğruluyor. Devrimin örgütlenmesi, teorik bir çalışmayı,
koordinasyonu ve bir pratiği gerektirir.
Devrimin politik ve stratejik çizgisinin belirlenmesi, orta vadeli politik bir
projenin ve ona bağlı eylem planlarının inşası, ülkenin
politik yaşantısına devrimci ve proleter bir tarzda müdahale, sınıfın
ve diğer halk kesimlerinin eylemi, partinin ve parti güçlerinin inşası...
Bütün bunlar, partinin temel görevlerini oluştururlar.
Marksist-Leninist komünist parti olarak ülke politikasında söz sahibi
olmak, her politik ve toplumsal olaya müdahale etmek, halk iktidarı
merkezi hedefinden sapmadan her konjonktürel duruma uygun yanıtlar üretmek
göreviyle karşı karşıyayız. Günlük görevler ve değişik
taktiklere yaslanmak, ama stratejik karakterli görevleri gözden uzak tutmamak
gerekiyor. Komünist militanlar ve dolayısıyla parti, günlük sınıf
mücadelesinin ateşi içerisinde çelikleşir. Partinin niteliği,
sınıf karakteri, stratejik hedefleri için mücadelesi günlük mücadele
dışında düşünülemez. Görev, devrimi her gün ve her
alanda örgütlemektir.
Partimiz bu büyük sorumlulukların üstesinden gelmek için çaba sarf
ediyor. Haziran 1995te toplanan Merkez Komitesi 11. Plenumu şu kararları
aldı:
Kriz, her sektörde ve düzeyde derinleşiyor. Temel eğilimi, giderek
derinleşmek ve emekçi kitlelerin yaşamlarını daha da çekilmez
kılmaktır. Emperyalizmin ve yerli burjuvazinin, tümüyle
neoliberalizmi empoze etme girişimi başarılı olamamaktadır.
Halkın mücadele ve direnişi, burjuvazinin kendi arasındaki dalaşmalar
bunu mümkün kılmıyor. Bununla birlikte, hükümetin ve bugün hükümette
yer almayan sağ partilerin bu projeden vazgeçmedikleri biliniyor. Aldıkları
her yeni karar, krizi daha da derinleştiriyor ve başka bir politika
uygulanmazsa öyle olmaya devam edecektir. Bunu doğuran, kapitalizmin
onulmaz çelişkileridir. Kriz derinleşmektedir ve köklü çözümü
de yok.
Emekçi kitleler kendi çıkar ve özlemleri doğrultusunda, haklarını
korumak için, yaşam, özgürlük, ulusal bağımsızlık
ve egemenlik için mücadele ediyorlar. Geçen dönem içerisinde güçlü mücadelelere
tanık olduk. Önümüzdeki günler ise yeni bir devrimci dalganın
kabaracağı bir dönem olacak. Biz komünistlere düşen görev,
mevcut krizi devrimci bir krize dönüştürmek, bu süreçte yönetici rolümüzü
yerine getirmek ve iktidar hedefine yürümektir.
Önümüzdeki yılların olası gelişmeleri şunlardır:
İki ya da üç dönem daha temsili demokrasi sürebilir. Bir darbe ile
anayasal düzenden kopuş yoluna gidilebilir. Veya 1996 yılı, sağ
ile sol arasında seçim platformunda tam bir kapışmaya dönüşebilir.
Bu sonuncu olasılık, büyük ölçüde partimizin Alternatif
Cepheyi harekete geçirme ve yönlendirme kapasitesine bağlıdır.
BU KOŞULLARDA MERKEZİ GÖREVLERİMİZ:
Kuvvetli bir karşı ideolojik saldırıyı örgütlemek:
Bu, partinin kısa ve orta vadeli önerilerini; değişim, devrim,
kitlelerin devrimci şiddeti, halk iktidarı ve sosyalizm hedeflerini, mümkün
olan her yolla ve en geniş bir şekilde yaygınlaştırmak
anlamına geliyor.
Mitingler, gösteriler, kitle eylemlerinde konuşmalar, kapı kapı
dolaşılarak tek tek insanlarla konuşmalar, bildiriler, duvar yazılamaları
(duvarlar parti propagandası için ele geçirilmelidir), En Marcha
gazetesi, Politica ve Unidad Y Lucha (Birlik ve Mücadele) dergileri
inisiyatifli bir şekilde ve sonuna kadar değerlendirilmelidir.
Partinin sloganları, bayrağı ve sembolleri her mücadele alanında
dalgalanmalı, devrimci kavganın tam ortasında savunulmalıdır.
Oportünizme ve revizyonizme karşı ideolojik ve politik savaşı
yükseltmek, vazgeçilmez bir görevdir.
Parti çalışmamız güçlü antikomünist saldırı
koşullarında gerçekleşiyor:
Partimiz sınıf karakteri dolayısıyla, her sokakta, her
meydanda, kırlık alanlarda ve şehirde, kitle örgütlenmesi ve mücadelesinde,
belediyelerde, bölge meclislerinde ve burjuva parlamentosunda, Ekvador devrimi
için üstlendiği militan yükümlülüklerde, tarihsel rolünü yerine
getirme kararlılığıyla başarılar elde ediyor ve
halkın ihtiyaç ve özlem duyduğu devrimci değişim için tek
ve başlıca alternatif durumuna geliyor. Partimiz bugün, işçi sınıfı
ve halk kitleleri içerisinde, demokratlar, yurtseverler, bütün sol kesimler
ve devrimciler arasında politik bir referans olarak tanı-nıyor,
devrimci blo-kun bir çekim merke-zi durumuna geliyor. Kitlelerin
sevgi, güven ve saygısını kazanıyoruz. Artan bir prestij ve
otoriteyle, Uluslar-arası Komünist Hare-ketin bir parçası olarak
görevlerimizi yerine getiri-yoruz.
Bütün bu olgu ve sebeplerden dolayı gericiliğin ve antikomünist tüm
kesimlerin saldırı hedefi olu-yoruz. Provokasyon ve bölme manevralarına,
ordunun, hükümetin ve emperyalizmin polisinin ve istihbarat örgütlerinin
baskılarına maruz kalıyoruz.
Antikomünist saldırı cephesi, partimizi ve parti politikasını
ultra ve aşırı olmakla, her şeye siste-matik olarak
muhalefet etmek, ama hiçbir alternatif çözüm önerisine sahip olmamakla,
kitleleri politize etmek ve kendi emellerimize alet etmeye çalışmakla
suçluyor. Gericilik, her halk hareketinden bizi sorumlu tutuyor, devrim ve
sosyalizmin zorunluluğunu inkâr için, partimizi anarşizan eğilimlere
sahip, çağdışı ve geçmişe ait bir güç olarak göstermeye
ve karalamaya çalışıyor. Bu saldırıların amacı,
partiyi kitlelerden soyutlamak ve can damarlarını koparmaktır.
Buna paralel olarak, özellikle parti yönetimini hedef alan baskı,
provokasyon ve takipler de yoğunlaşıyor. Bu koşullarda
devrimci uyanıklığın elden bırakılmaması, güçlerin
her koşul altında kullanılacak tarzda muhafaza edilmesi büyük
önem taşıyor.
Yine aynı şekilde, oportünizm ve revizyonizmin, partiden kovulan
ihanetçilerin ve kendini şimdiye kadar gizleyen, ama maskeleri düşürülen
unsurların yeni bir saldırısı ile de baş etmek göreviyle
karşı karşıyayız. Bütün oportünistler, revizyonist
grupçuklar, değişik zamanlarda partiden kovulan hainler, hep birlikte
partiye karşı bir kutsal ittifak halinde birleşmiş
bulunuyorlar. Moreno, Reyes ve grubunu partiden uzaklaştırdığımızda,
saflarımızda kalarak kendini kamufle etmiş, oportünist, anti-komünist
karakterli bir ihanetçiler grupçuğu partiden atılmış
bulunuyor. Bu grupçuk, başlangıçta gizlice ve daha sonraları
ise açıktan partiyi bölmeye, kitleler nezdindeki itibarını ve
otoritesini sarsmaya çalıştı. Ama partinin demirden birliği,
ideolojik, politik ve örgütsel gücüne çarparak etkisiz kaldı. Bütün
benzerleri gibi, son durakları tarihin çöp sepeti olacak.
Pratiğimiz, Marksist-Leninist inançlarımızın, partinin
tarihsel gerekliliğinin açık bir göstergesi, devrimci sorumluluklarımızı
üstlendiğimizin ve güç biriktirdiğimizin kanıtıdır.
Emperyalizmin ve gerici-liğin saldırılarına, oportünizmin,
revizyonizmin ve ihanetçilerin yıkıcılığına rağmen
ilerleyen biz olacağız. Oportünizm ve sağcılık
yenilecektir. Tarihi ilerleyiş durdurulamaz.
Bu süreçte, açığa çıkarılan ihanetçilere karşı
yeni bir sınavdan geçiyoruz ve parti onlara karşı uzlaşmaz
ve acımasız olacak.
Şimdi Merkez Komitesi ve parti militanları için saf belirleme zamanı
değil. Her komünist, partiye girerken saflarını belirler,
kesinleştirir ve her günkü sosyal pratik içerisinde inançlarını
sağlamlaştırır. Şimdi partide arınma sürecinin
bir başka aşamasının zirvesinde, devrimci bir cesaret ve
oybirliği ile, Merkez Komite üyeleri Raphael Echevarria, Felix Benavides
ve Loja Parti Komitesi üyeleri Max Gonzales, Milton Andrade ve Cesar Leon
hainlerini partiden uzaklaştırma kararı alarak, devrimci-komünist
tutumu bir kez daha ilan ettik. Bu, Ekvador halkının bugünü ve
geleceği için, devrimi hazırlamak ve proletarya partisini inşa
etmek için atılmış yeni ve önemli bir adımdır.
Partinin sesi, bakış açısı, politik mücadelesi ve bizzat
parti güçleri, ülkenin bütün politik ve toplumsal olaylarında
hazır bulunmalı, burjuvaziyle savaş içerisinde iktidar hedefli
kitle eylemine dönüşmelidir. Politik mücadele her gün, her sorun üzerine
ve her alanda yürütülmelidir. Devrim için güç biriktirmek ancak böyle mümkün
olur. Görev, iktidar hedefini gözden kaçırmadan devrimin güçlerini
biriktirmek ve geliştirmek, kitlelerin devrimci hareketi, halkın ve
devrimcilerin birliğini, partinin inşasını gerçekleştirmektir.
Antiemperyalist mücadele, partinin her faaliyetinde, kitlelerin her eyleminde
geliştirilmelidir.
5. Uluslararası Gençlik Kampında alınan kararlar gereğince
yükümlülüklerimizi yerine getirmeli-yiz. Biz devrimciler kitlelerin kendi
hakları ve özlemleri için yürüttükleri her eylemde bulunmalı, mücadelenin
bayraktarlığını yapmalıyız. En küçük bir talep
için mücadelelerini yönetmeli, kitlelerin örgütlenmesi ve eğitimi için
çalışmalıyız. Küçük eylemlerin toplamı bizi daha büyük
çaplı çatışmalara doğru ilerletecektir.
Partinin bugün kitle hareketini ilerletmek ve halk iktidarı stratejik
hedefine yöneltmek için belirlediği politik yönelimler şunlardır:
- Ulusal egemenliğin savunusu:
Emperyalist yağmaya karşı çıkma, doğal zenginliklerin
savunulması, ulusun kendi kaderini tayin hakkı, Peru ile toprak anlaşmazlığının,
Amazon nehrine çıkışı garantiye alacak tarzda ve anlaşma
yoluyla çözümlenmesi, ama gerçek bir çözümün oligarşi ve
emperyalistlerin yönetiminde değil, Peruda ve Ekvadorda halkın
iktidarı koşullarında gerçekleşeceğini bilerek hareket
etmek.
- Daha iyi yaşam koşullarının savunusu:
Liberal özelleştirme politikasına, haftalık çalışma süresinin
48 saate çıkarılmasına, temel tüketim maddeleri, ulaşım
ve kamu hizmetlerinin fiyatlarının artırılmasına karşı
çıkmak, ücretlerin, eğitim-sağlık hizmetlerinin artırılması,
toplumsal iyileştirme ve maddi ilerleme için önlemlerin alınmasını
savunmak.
- Sosyal sigortanın savunulması:
IESS (sosyal sigorta kurumu -ç.n.)in özelleştirilmesine karşı
çıkmak, sigorta kurumunun yönetiminin, bütün halkın eşit
şekilde yararlanabilmesi için, bizzat sigortalıların kendilerine
devredilmesi.
- Özgürlüklerin savunulması:
İşçi ve emekçilerin grev ve örgütlenme haklarını ayaklar
altına alan gerici yasalara, yürütme organının yetkilerinin artırılmasına,
eğitimin laik ve parasız niteliğine yönelik saldırılara
karşı çıkmak. Gerici anayasa değişikliğine ve değişikliğin
parlamento kararıyla gerçekleştirilmesine karşı çıkmak
ve halkın onayına sunulmasını talep etmek.
- Laikliğin savunulması:
Devletin ve kurumlarının laik karakterinin onayı için mücadele,
eğitimin laik niteliğinin savunulması. Politik ve dini gericiliğe
karşı ideolojik savaş.
Bütün bu talepler, ulusal egemenlik, özgürlük, laiklik ve daha iyi yaşam
koşulları için mücadele genel sloganı içerisinde sentetize
edilmiştir.
Partinin merkezi politikası, bugün ve önümüzdeki dönemde bir müddet
daha Alternatif Cephe politikasıdır. Alternatif Cephe; çeşitli
toplumsal örgütlenmeleri, sol, demokrat ve devrimci politik örgütleri, değişimden
yana olan örgütsüz kesimleri, demokrat ve yurtsever şahsiyetleri, halkçı
adaylara ve merkez partilere oy veren katmanları bağrında
toplayan bir oluşumdur. 1996 seçimleri için oluşan bir anti kriz
cephesidir ve seçimlerden sonra da sosyal değişim mücadelesi yürüten
bir örgüt olarak varlığını devam ettirmelidir.
Alternatif Cephenin propagandası mümkün olan her yolla ve her düzeyde
yapılmalı, bu süreçte şu noktalara dikkat edilmelidir:
- Halk temsilcileri, kitle örgütü yöneticileri, kurumların sorumluları
kitleler önünde hesap vermeli, işyerlerine, semtlere, kitlelerin bulunduğu
her alana gitmeli, hem sorumlu oldukları çalışma alanına ve
hem de halka ve kamuoyuna faaliyetleri hakkında hesap ve bilgi
vermelidirler.
- Parti, parti güçleri, dostları ve militanlar kitleler içinde tartışmalar
açmalı, görüşlerini almalı, kendi geleceklerini ilgilendiren
kararlarda bizzat kendilerinin söz sahibi olmalarının ve görev üstlenmelerinin
yolunu açmalıdırlar. İnisiyatifli davranılmalı,
programatik yanıtlar taşınmalıdır.
- Kitlelerin ekonomik ve politik mücadelesi desteklenmeli, örgütlerinin başına
geçilmeli ve örnek teşkil edecek tarzda inisiyatif takınılarak,
önerilerde bulunulmalıdır. Mücadeleye çözüm önerileriyle müdahale
etmek, kitleleri devrimci fikirlere kazanmanın ve ilerletmenin anahtarıdır.
- Kitlelerin politik örgütlenmesine destek olunmalı, parti aday üyeleri,
tugay mensupları, Ekvador Devrimci Gençliği (JRE) çekirdekleri, seçim
komiteleri, öz savunma grupları vb. vasıtasıyla toplumsal örgütlenmelerden
politik kurumlaşmaya doğru adımlar atılmalıdır.
Halk muhalefeti, kitlelerin Sixto ve Dahikin gerici burjuva hükümetlerinin
halk ve ulus düşmanı politikasına muhalefeti olarak, bütün
ezilen toplumsal kesimleri içine alarak her alanda; sokakta, meydanlarda,
burjuva parlamentosunda, işçi sınıfı, köylüler ve gençlik
içerisinde, yoksul semtlerde, öğretmenler ve ilerici aydınlar arasında
gelişiyor. Hedefi; hükümetin ve gerici politikasının yüzünü
açığa çıkarmak, neoliberal projelere direnmek ve uygulanmasını
engellemek ve baskıya karşı mücadeledir. Politikamızı,
örgütlerimizi, devrimin mücadeleci güçlerini, militanlarımızı
ve bizimle birlikte mücadele eden dostları tanıtmak, asıl
hedeflerinden biri olacaktır.
Halk muhalefetinin mücadele hedefi, başta iktidardaki burjuvazi olmak üzere,
emperyalizmin uşakları egemen sınıfların politikasıdır.
Ama o aynı zamanda burjuva muhalefetin de yüzünü açığa çıkarmakta
ve ona karşı mücadele etmektedir.
Halk muhalefeti halkın çıkarları ve politik hedefleri için mücadelesinin
yanında saf tutmaktadır.
Ekonomik, demokratik ve antiemperyalist mücadele perspektifiyle, iş, ücret,
maddi ve sosyal ilerleme hedefiyle halkın birliğini sağlamak,
partinin merkezi görevlerinden birisidir. Halkın birliği, komünistlerin
faaliyet yürüttükleri kitle örgütlerinin içinde, patronların ve oportünistlerin
bölücü manevralarına karşı ve bizzat tabanda gerçekleşir.
Birlik, tabanda ve hangi konfederasyona bağlı olduğuna bakılmaksızın
sendika şubelerinin ve işçilerin, değişik kitle örgütlerinin,
semt örgütlerinin ve korporasyonların günlük mücadelesi, daha iyi yaşam
koşulları ve özgürlük için mücadelesi temelinde gerçekleşir.
Hedefimiz, işçilerin tek ve ortak konfederasyonunun (CUT) ve halk
meclisinin yaratılmasıdır.
Öncelik, tabanda birliğin sağlanmasına verilecektir. Ama bu, örgütlerin
yönetim kademelerinin gözardı edileceği anlamına gelmez.
Revizyonizmden ve oportünizmden bizi ayıran başlıca nokta, birliğin
kime karşı ve ne için yapılacağı sorunudur. Mücadelenin
asıl hedefinin emperyalizm, patronlar sınıfı ve hükümet
olduğu unutulmamalıdır.
Partinin enternasyona-list faaliyeti, somut olarak sorumluluklarımızın
yerine getirilmesinde ifadesini bulmalıdır. Marksist-Leninist Parti ve
Örgütler Konferansı mensubu olarak üstlenilen görevlerin yerine
getirilmesi, bütün çalışmalarına katılınması,
Birlik ve Mücadele dergisinin çıkarılması, anti-faşist,
antiemperyalist gençlik kampının örgütlenmesi, Amerika halkları
antiemperyalist toplantısına katılım vb. gibi.
Partinin inşası:
Bu sorun üzerinde defalarca durduk ve durmaya devam edeceğiz. Güçlü,
etkili, sayı ve nitelik bakımından büyük bir parti olmadan hızla
ilerlemek ve devrimi zafere ulaştırmak imkansızdır. Partinin
her alanda inşası, günlük bir görevdir.
Her kademede parti yöneticilerinin formas-yonu ve gelişimine özel bir
dikkat göstermek zorundayız. Daha iyi bir merkez komitesine, daha yetkin
bir politbüroya, görevlerini daha mükemmelce yerine getiren parti
komitelerine ihtiyacımız var. Bunun için ideolojik mücadeleyi teşvik
etmeli, kadrolar yetiştirmeli ve en verimli bir tarzda görevlendirilmeli,
profesyonellik düzeyini ilerletmeli, yöneticilik fonksiyonlarını
yerine getirmeli, devrimci teoriyi ve ülkenin somut durumunu incelemeliyiz.
Kolektif yönetimin geliştirilmesi ve sağlamlaştırılması
için yönetici organın her bir mensubunun kişisel kapasitesinin ve
rolünün mükemmelleşmesi zorunludur.
Bu genel toplantımızda parti üst organlarına yeni bir canlılık
kazandıracak, taze kan taşıyacak, gençleştirecek önlemler
alındı. Eskiyen, çürüyen ve oportünizm ve ihanetle malul olduğu
için parti tarafından çöpe yollananların yerini, yeni ve zinde
olanlar aldı. Arınmayı, sağlamlaştırma takip etti.
Ulusal Komisyonlara gelince; bu alanda ideolojik, politik ve örgütsel bir
yeniden yapılanma yoluna girmeyi kararlaştırdık. Tabanla yönetici
organlar arasındaki ilişkiler, Leninist normlara göre yeniden düzenlenmelidir.
Yöneticiler, yönlendirici rolünü yerine getirebilmek, tabanı parti
politikasına kazanmak, tartışmak, eleştirileri, kaygıları,
önerileri dinlemek üzere bizzat fiziki olarak tabana gitmelidirler.
Hücrenin ve her bir elemanının parti politikasını anlaması,
kavraması, yaşamıyla bütünleştirmesi ve uğruna mücadelede
titrek davranmaması için gerekli önlemler alınmalıdır. Yöneticinin
faaliyeti, farklı görüşleri dinleme, onları dikkatle değerlendirme,
politikalar belirleme ve yol gösterme, gösterilen yolun doğruluğu
hakkında tabanı ikna etme ve güçlerin heba olmasını
engelleme kapasitesi ile değerlendirilir. Yönetici kadroların hücre
yaşantısına müdahalesi, somut sorumluluklar alarak, mevcut parti
politikasını yaygınlaştırarak, çalışma
planları hazırlayıp günlük faaliyet içerisinde uygulanmasını
denetleyerek gerçekleşmelidir. Böylece parti yönetiminin tabana hesap
vermesi de mümkün olacaktır.
Parti inşasının temel yanlarından birisi de aske-rileşmedir
(militarizasyon). Kitleler içerisinde askeri çalışma ve
Sokak Savaşı adlı dökümanlar temel alınarak, bu
konuda parti içerisinde ideolojik donanım sağlamlaştırılmalıdır.
Parti komiteleri, di-siplin komisyonları oluşturmalı, kitleleri
devrimci şiddetin uygulanması konusunda eğitmeli, öz savunma
gruplarını, halk savaşçılarının formasyon ve
toparlanma girişimlerini teşvik etmeli, her örgütün çalışma
alanında politik, askeri, ekonomik nitelikli taktik ve stratejik bilgi
toplanmasına özel bir önem verilmeli ve bütün bu çalışmalar
kısa sürede merkezileştirilmelidir.
Burjuva ve küçük burjuva ideolojisinin tezahür biçimlerinden birisi olarak
ortaya çıkan bireycilik ve kişinin rolünün her şeyin merkezine
konması şeklindeki anlayışa (personnalisme) karşı
proletaryanın tutumuyla ideolojik mücadele yürütülmelidir. Bireyin rolünün
abartılmasına karşı mücadelede dikkat gösterilmesi gereken
önemli nokta, bu zaafı başka bir tarzda işleyerek mücadele
edilemeyeceğini unutmamaktır. Kolektifin rolünün sağlamlaştırılması,
parti hedeflerine ve çizgisine bağlanma, örgütlü faaliyet, eleştiri
ve özeleştiri; bireyciliğin ve personalizmin panzehiridir. Bireyciliğe
karşı mücadele, tek tek yoldaşların şahsiyetinin boğulması
anlamına gelmez. Aksine, partinin onlarca ve yüzlerce halk önderine,
kitle yöneticisine ihtiyacı var ve biz onları yetiştirmek ve
terfi ettirmekle görevliyiz.
İdeolojik mücadelenin hedefi, proleter kavrayışı sağlamlaştırmak,
oportünizmin ve revizyonizmin yüzünü açığa çıkarmak, sınıf
dışı ve kafa karışıklığının göstergesi
anlayışlarla savaşmak olmalıdır. Bürokratizm,
formalizm, korporatist ve sosyal demokrat eğilimler ideolojik mücadelenin
hedefleri arasındadır.
Kadroların yetiştirilmesinde kilit rol oynayan politik eğitimi, sürekli
ve kararlı bir tarzda yürütmek büyük önem taşıyor. Şu yönelim
izlenmelidir:
- Yönetici ve militanların bireysel araştırmalarının
kolektif içerisinde planlanması.
- İdeolojik mücadele, toplumsal pratik ve teorik inceleme yoluyla, hücre
yaşantısı zenginleştirilmeli ve militanların
formasyonunun sürekli kılındığı alanlar olmalıdır.
- Çeşitli sektör, bölge ve cephelerde konularına göre ayrıştırılarak
parti okulları örgütlenmelidir.
- Eyalet parti okulları işletilmeli, ulusal düzeyde parti okulu
yeniden örgütlendirilmeli ve daha köklü bir eğitim için parti yüksek
okulu açılmalıdır.
Partinin kitlelerle bağlarını sağlamlaştırmak can
alıcı bir önem taşıyor. Partimizin bu geleneği, daha
da mükemmelleştirilerek, ilerletilmelidir. Propagandamız onlarca kat
artmalı, düşman cephesine saldırıya yönelik olmalı,
kitlelerle bağ içerisinde gelişmeli, kitlelerin politik eğitimi
ve politik örgütlülüğü olarak yansımalıdır.
Parti ile kitleler arasındaki birliği sağlayacak olanlar
militanlardır. Dolayısıyla, komünistlerin çalışması
ne kadar mükemmele yakın olursa ve sayıları ne kadar çok
artarsa, parti de kitlelere o kadar yakın olacaktır.
Devrimci propaganda, En Marcha gazetesi ve Politica dergisinin düzenli
yayınlanması, komünistler ve devrimciler tarafından olması
gerektiğince kullanılması ve yaygın dağıtımı,
gündemde olan sorunlardır. Hücreler En Marcha gazetesini, çalışmalarının
temeline almalıdırlar. Parti basınını dağıtanların
tespit edilmesine, faaliyetlerinin niteliğine, paraların toplanması
ve merkezileştirilmesine daha büyük bir önem ve-rilmelidir.
Parti, çok çeşitli yöntemleri kullanarak, bütün güçlerinin devrimci
propaganda çizgisini uygulaması için çalışmalıdır.
Çok sayıda yeni militanın kazanılması, proleter devrimciler
olarak yetiştirilmeleri sorunu, partinin çözmesi gereken önemli sorunların
başında geli-yor. Bu görevin bütün militanlar için geçerli bir tüzüksel
yükümlülük olarak kavranması ve pratiğe uygulanması için çaba
sarf edilmelidir. Yeni üyelerin kazanılması, mevcut militanları,
üyeleri, hücreyi ve kolektifi içine alan ve sürekli gözden geçirilen, koşullara
göre değişen kriterler çerçevesinde yürütülecek sürekli bir
faaliyettir.
Adaylıktan üyeliğe geçeceklerin sayısının artması,
doğal kitle önderleri olmaları, adına layık halk savaşçıları
olabilmeleri için partiyi, politikasını bilmeleri ve onu bir
referans olarak kullanmaları gerekmektedir. Adaylara yaklaşımda
ve yetiştirilmelerinde kesin bir sebatkârlık ve titizlik gösterilmelidir.
Bir başka sorun ise, partiye katılmış olanların partide
kalması için mücadeledir. Açıktır ki, partiye girmek ve orada
kalmak bireysel karakterde bir karardır. Parti, militanlarının
ideolojik planda sağlamlaşmaları için koşulları
yaratmalıdır. Militanın asıl belirleyici rolü oynadığı
ve komünistliğin her gün, her alanda yürütülen mücadele içerisinde
yeniden ve yeniden sınandığı unutulmamalıdır.
Partinin görevi, günlük mücadelenin heyecanı ve sıcaklığı
içerisinde saflara dahil olanların, olabildiğince kısa sürede
Marksist-Leninist inançlara sahip militanlar düzeyine çkarılmasıdır.
Ve bunun için de, devrimci teori ve pratiği incelemek zorunludur. Parti,
her militanın devrimci politikanın inşası ve uygulanmasına
bilinçle katılması için çaba sarfetmelidir. Parti yönetimi, tüzük
normlarına saygı gösterilmesi, parti içi demokrasinin işlemesi,
genel toplantılar, konferans ve kongrelerin usule uygun tarzda toplanmasını
denetlemelidir. Partiden kaçışları ve terk etmeleri tümüyle
engellemek imkansızdır. Ama asgariye indirmek ve düzenli bir gelişimi
garantilemek mümkündür. Çok sayıda yeni üyenin kazınılması
ve yetiştirilmesi görevi bütün partinin önünde duran en önemli görevlerden
biridir. 1995 sonuna kadar, belirlenmiş hedeflere varmak için yoğun
bir çaba sarf edilmelidir.
Bir savaş birliği olarak parti hücresinin işleyişi, tümüyle
parti komitesinin, yöneticisinin çalışmasına ve militanların
eğitiminin gerçekleştirilmesine bağlıdır. Her hücrenin
kendi çalışma alanındaki politikayı belirleme ve uygulama
yeteneğine kavuşması, kendi gücüne güven duyması
konusunda ısrarlı olmalıyız.
Ekvador Devrimci Gençliği (JRE)nin inşası, bütün partinin görevidir.
Kuşkusuz, en başta JREnin ülke ve eyalet düzeyindeki yöneticileri
sorumludur. Fakat Politbüro ve Parti Eyalet Komiteleri gençliğin eğitimi
ve yönlendirilmesinden sorumludur. Ekvador gençliğinin devrimci
potansiyeli, mücadeleye yüzbinlerle katılan gençlerin isyanı ve
cesareti, JREnin güçlü bir tarzda inşasını mümkün kılan
ve zemin hazırlayan nedenlerdir. Gençlik kitlelerinin eylemi içerisinde
belirli bir proje ve mesajla, yetenekli ve inisiyatifli bir şekilde yer
almak, bizi, gençlik saflarında bir çekim merkezi ve referans durumuna
getirecektir. İhtiyaç olan yerde bulunmak, mücadelenin başına
geçmek, örnek tutumla öne atılmak, JREyi Ekvador gençliği
için gerçek bir alternatif düzeyine yükseltecektir.
Eğer JREnin, partinin ve bütün parti güçlerinin çalışması
hantallıktan kurtulabilirse, gençliğin isyan ve mücadele istemini
parti potasında toparlamak ve devrimci mücadeleye seferber etmek önünde
başka bir engel yoktur.
Devrimin güçlerini biriktirmek ve kitlelerin politik hareketini, içerisinde
sorumluluklar yüklendiğimiz kitle örgütlerini geliştirmek için
kararlı ve ısrarlı bir faaliyet içerisinde olmalıyız.
Bu yönelim ve direktiflerin bilinçli bir uygulaması, her bir eyaletin,
cephenin, toplumsal sektörün koşullarına uygun yaratıcı
bir pratikle, zorluklar karşısında sebatkârlıkla, yanlışlıkların
üzerine zamanında gidilmesi ve düzeltilmesiyle birleştirildiğinde,
devrimci sürecin yeni bir evresine yükselmiş, her gün ve her alanda
devrimi örgütleme sorumluluğuna uygun davranmış olacağız.