Oy verecekler her ne kadar politik haklara sahip nüfusun
yüzde 25lik küçük bir kesimini oluştursa da -ki bu da, kendisini seçen
altı milyonun biraz üzerinde küçük bir azınlığı oluşturuyor-,
Uribe referandumu, hükümetin seçim sandıkları yoluyla
desteklenmesinin bir biçimden öte şey değil.
Oligarşi, liderliğini, neo-liberal düşüncelerinin
güçlü kampanyasını, faşizmini ve topyekün savaş ya da
devlet terörizmini sürdürmesinı ateşlemeye hizmet eden, Uribe
Velez lehine bir halk oylamasına ihtiyaç duyuyor.
Referandum aynı zamanda Washington emirleri yoluyla yürüttüğü
politikasının meşrulaştırılmasına da yardım
edecektir. Yoksulluk artar ve hem yerli hem de yabancı asalak mali sermaye
ayrıcalıklarını ve karlarını çoğaltırken,
bazı vergi imtiyazlarında ve üst kademedeki devlet memurları ve
milletvekillerinin yüksek maaşlarında kesintiler yapıyor gibi görünerek
yoksulları aldatacaktır.
Alvaro Uribe Velez (AUV), politik oyun ve yolsuzluklara
karşı savaş gibi slogan ve vaatlerlerle, rejim değişikliği
ya da neoliberal ve faşist, demagojik Toplum Devleti düşüncelerinin,
kafa sallayarak kendisini onaylayan Oligarşi Sendikalarının
toplantıları ve emperyalizmin uluslararası forumlarından; önceden
hazırlanmış kamuoyu araştırmalarından;
paramiliterlerin yeniden konuşlandırması, yasallaştırılıp
sayılarının artırılmasından; CONVIVIR gibi
paramiliter grupları çoğaltan bir milyon arkadaş ya da
muhbir ve köylü askerden daha da fazla toplumsal destek örgütlemesi gerektiğini
biliyor.
Ancak gelişmeler bu onaylamaları açıklığa
kavuşturmaktadır. Uribenin halk karşıtı yasa ve
politikaları ortaya çıktıkça, kitleler önündeki itibarı
sarsılmaktadır. Zaman geçtikçe, Uribe taraftarları daha da kaygılanmakta
ve daha şimdiden referanduma gitmenin onun imajının
zarar görüp görmeyeceğini düşünmekteler. Bunun yerine, Alvaro
Uribe Velezin seçim vaatlerini yerine getirmedeki ciddiyet ve çabalarının
tanıtlanmasına yardım edecek
ve böylece yenilmesinin önünü alacak yasal ve politik oyunlara başvurmaları
gerektiğine inanmaktalar.
Sahtekar içerikler
Referandum demokrasiye karşı işlenmiş
bir sahtekarlıktır. Hiç de dürüst olmayan bir nokta da hükümete
destek sağlamak için sorulan şu sorudur: Refenrandumun tüm
maddelerine katılıyor musunuz? Başka bir hile de yüksek
harcamalı gereksiz bir referandum düzenlemek (yaklaşık 250
milyar Kolombiya pezosu). Genel olarak bu referandumun bir başka hilesi
de, görünüşe göre olumlu şeyleri, yolsuzluk ve politik
oyunlarla dolu anti-demokratik zehire başlamasıdır. Bu, emeklilik
fonlarında küçük ölçüde bir artış, ücret artışlarının
ve devlet tarafından yapılan toplumsal harcamaların dondurulmasıyle
işçileri daha da yoksullaştıracak bir Referandumdur. Ama diğer
yandan da kamu borçlarının (iç ve uluslararası) geri ödenmesini
ve halka karşı yürütülen savaş harcamalarını artıracaktır.
Bu aynı zamanda da daha fazla işsizlik ve işçiler açısından
daha fazla istikrarsizlik yaratacaktır.
Referandum aynı zamanda da otoriter başkanı, politik
oyunları ve kamu harcamaları idaresindeki yolsuzluğu güçlendirecek,
ve böylece de yerel bütçeleri etkilerken öte yandan, yolsuzlukları
ve yetersiz uygulamalarından ötürü hemen hiç biri halk çoğunluğu
tarafından tasvip edilmeyen, Belediye Başkanı, Meclis Üyeleri,
Vali ve Milletvekillerinin hizmet süresini uzatmaya yeltenen Yürütme Kuruluna
(Devlet Başkanı ve Maliye Bakanı) daha fazla kaynak aktaracaktır.
Ulusal bütçeden tasarruf yapmak adına, Uribenin
Toplum Devletinden dönüp Totaliter bir Devlete yöneleceklerdir.
Hazine ve devlet hazinesi yerel idarelerinden sorumlu resmi kurumların
tasviyesiyle, hükümetin salt hazine üzerinde değil de, insan hakları
meseleleri üzerinde de politik denetimleri kalmamıştır. Tekeller
(yolsuzluğu en fazla yaratan ve ondan en fazla yararlananlar) devleti
harcamaları dondurma ve hazine denetimlerini, kamu fonlarını özelleştirme
yoluyla kullanarak güçleniyorlar.
Referandum, örgütlerin krimanilleştrilmesi,
Kolombiya politik yaşantısı içerisinde halkın eylemi ve katılımı
gibi demokrasiyi önleyen gerekliliklere değinmiyor. Dilekçe verme hakkı
ve birbirlerine sıkıca bağlı toplu sözleşme ve grev
hakkı da bu referandumda yok.
Gerici görevlerinin
bir parçası olarak, bir seçim reformu yapmaya çalışıyor
ve aynı zamanda emperyalizmden yana burjuva devlet olarak adı kötüyü
çıkmış kurumları "temizlemeye" çalışmak
için Parlementoyu reforme etmeye çabalıyorlar. Varolan Yapı'nın
hizmetine, parti politikalarını güçlendiriyor ve muhalefetten mücadele
ederek bu egemen sisteme karşı başka alternatifler inşa
etmeye çalışan örgüt ve diğer partileri ihlal ediyorlar.
Uyuşturucu kullanımını cezalandırarak,
gençlik, Polis ve Ordu'nun bir hedefi haline getirilecek; gençleri daha da
fazla sömürüp baskı uygulanacak; -uyuşturucu kullanmıyorlarsa
bile "ekebilirler"-, ve iş, anne-babalarının yığınla
para cezası ve mahkeme masrafı ödemesine kadar gidecek. Bunun yerine
uyuşturucu bağımlığının nedenlerine bakılmalıdır.
Kriminalize ederek uyuşturucu kartellerinin yaptığı devasa
karları artıracaklar ve bağımlıların sağlık
sorunlarını hükümetin
kamu sağlığı, istihdamı, eğitimi, eğlence ve
sportif etkinliklerine yönelik sorumluluklarından kaçınarak çekiştirmiş
de olacaklardır.
Çekimserlik: Kitlesel bir demokratik yanıt.
Referandum'un içerik ve önemiyle ilgi tartışmayı
dikkatlice incelemek gerekiyor. Bazı kamuoyu araştırmalarına
göre Uribe, kampanyasının "çok iyi bir söylemi"nden vazgeçti:
"POLİTİK OYUN VE YOLSUZLUKLARA KARŞI REFERANDUM".
Demokrasinin sadece politik oyunlarda, seçimlerde ve
Kongre'de var olduğu görülüyor. Pek çok kişi ve örgüt 91
Anayasa'sını büyük bir demokratik başarı olarak algılıyor
ve bu anayasayı savunarak Uribe'ye karşı mücadele ediyor.
Referanduma karşı mücadele etmeye çalışan bir çok cephe var. Bunlar arasında, görevi politik düşüncelerin bağımsızlığını korumak; gerçek demokrasi hakkındaki burjuva yalanları bertaraf etmek amacıyla kendi demokratik görüşlerini tartışıp paylaşmak; ezilenleri özgürleştirmek; burjuva-emperyalist düzende sürekli dışlanan çoğunluğun, proletaryanın, siyasi özgürlüğe sahip olması için mücadele etmek görevi olan sol da var.
Alvaro Uribe Velez, oligarşi ve emperyalizm, acımasız faşizmi uygulayarak halkı demagojik sosyo-politik önlemleriyle kandıracaklarını ve terörizmi kullanarak kendi hakları için mücadele eden öteki kesimleri de ezeceklerini biliyorlar. Bu nedenle, devlet terörünü derinleştiren faşizm sürecini güçlendırmek için Referandumun sahte "olumluluk"unu ortaya atıyorlar.
Uribe'nin "kurtarıcı" imajını devam ettirmeye çalışırken, aynı zamanda düşük erim [low reach] içeren ve gerekli paranın sadece 1/3'ünün olduğu bir yıllık bir "toplumsal yeniden canlandırma planı" başlatıyorlar. Sistem'in hizmetinde bulunan politikacılarının büyük çoğunluğu, halk sadece EVET, HAYIR veya BOŞ oyları versin diye Referandum'u destekliyor. Küçük bir seçmen kesimine hükümet'in istediği EVET oyunu politik oyun ve sahtekarlıklarla dayatabileceklerine inandıklarından, seçmenlerin yüzde25'inin katılımını sağlamak için kıvranıyorlar. İşte bu nedenle de halk muhalefetine meydan vermemek istiyorlar; halka oy verme konusunda çekimser kalma çağrısı yapma hakkının bile önüne engeller çıkarıyorlar.
Şurası oldukça açıktır: Sömürülen işçiler, öğretmenler, aydınlar, yoksul köylüler, kentlerde yaşayan küçük ve orta mülk sahipleri, üreticiler, gençler ve kadınlar, devlet güçleri tarafından dışlanan herkes yararına tek demokratik ve politik yanıt protestolarla birlikte aktif bir çekimserliktir. Seçim sandıklarına gitmemek, tek başına referandum'un geçerliliğini yok edecek politik bir etkiye sahip olmayacaktır. O aynı zamanda yolsuzluk yapan ve devleti tanımayan acımasız egemen önderin emirlerine uymama alamına da gelecektir.