KONFERANS KARARLARI

1. Irak'a karşı olası yeni bir emperyalist savaşa hayır! 
    Bush tarafından ilan edilen sonsuz savaşlara hayır!

Amerika baskani Bush, muazzam askeri makinalarini harekete geçirerek Irak'a karsi ikinci Körfez savasina hazir bekletmekte ve ABD emperyalizminin çikarlarina itaat eden bir rejim getirmeyi amaçlamaktadir. 
Böyle bir savas, suçlu ve saldirgan bir savasin çiplak görüntüsü olacaktir. Kitlesel imha silahlarini yok etmek ve 'demokrasi' getirmek adina yürütülen ikiyüzlü bahaneyle ABD, Irak'in sahip oldugu muazzam petrol rezervlerine el koymak ve stratejik olarak önemli olan bu bölgeyi tam anlamiyla askeri, politik ve ekonomik olarak kontrol etmek istemektedir. 
Amerika'nin planlari, bas destekçileri Ingiltere'den Tony Blair ve Filistin halkina kasaplik yapan Ariel Sharon'un yardimlariyla hayata geçirilmektedir. Dünya halklari ve birçok devlet tarafindan onaylanmayan bu savasi baslatmakta karali görünüyorlar. Bu savas uzun zamandir aci çekmekte olan Irak halki için ölümcül bir tehdit olmakla kalmamakta, ayrica bagimsiz bir Filistin Devleti için hakli bir mücadele vermekte olan Filistin halkina karsi muhtemel suçlarin islenmesini de içermektedir. 
ABD ve BM'in getirdigi yasadisi ve katliam boyutundaki ambargo, bir milyondan fazla Iraklinin ve yarim milyonun üzerinde çocugun ölmesine neden olmustur. Yeni bir savas, bu acilarin daha da derinlesmesine yol açacaktir. 
Savasi baslamadan durdurmak ancak dünya çapinda savasa karsi yürütülecek olan bir hareketlenmeyle mümkündür. 
MARKSIST-LENINIST PARTI VE ÖRGÜTLER ULUSLARARASI KONFERANSI, Irak'a yönelik savasa karsi dünya çapinda hareketlenme çagrisini desteklemekte ve bu savasa ve Bush yönetiminin ilan ettigi 'terörizme karsi sonsuz savas'a karsi global bir kitle hareketi gelistirmek için aktif olarak çalismaktadir. 
' Ulusal Güvenlik Stratejisi'nde de ifade edildigi gibi, Bush doktorini, günümüzde tek süper güç olan ABD'nin açiktan küresel hegemonyasi için çagrida bulunmaktadir. ABD kendi çikarlarina ters düsen herhangi bir ulusa, herhangi bir halka ve harekete saldirma hakkini kendinde görmektedir. 'Savunma içerikli saldirilar' adi altinda, nükleer silahlari kullanmayi da seçenek disi birakmayan sonsuz bir dizi savas baslatacak. 
'Terörle Mücadele' adi altinda Afganistan'a karsi baslatilmis olan bu ilk savas Filipinler'e, Kolombiya'ya ve diger ülkelere ve bölgelere kadar genisletildi. 
Marksist-Leninist Parti ve Örgütleri, ABD ve onun yandaslarinin küresel boyutta sömürü ve baskiyi daimi kilmayi ve yogunlastirmayi amaçlayan emperyalist kriminal çabalarina karsi tüm isçi sinifini ve dünya halklarini kitlesel ve devrimci bir tutumla karsi koymaya çagirmaktadir.

PETROL IÇIN YENI BIR SAVASA HAYIR! PETROL IÇIN KANA HAYIR!
BAGIMSIZ BIR FILISTIN DEVLETI!


2. Uluslararası durum üzerine 

Uluslararasi ML Parti ve Örgütler Konferansi, gündeminin önemli bir bölümünü, uluslararasi durumdaki güncel gelismeler üzerine tartismalara ayirdi. 
Konferans, gelismis kapitalist ülkelerden ve Asya, Afrika ve Latin Amerika'nin baski altindaki ülkelerinden somut örnek ve verilere dayanarak, dünya emperyalist ve kapitalist sisteminin agirlasan sosyal, politik, ekonomik krizine vurgu yapti.
Uluslararasi durumun çarpici olgularindan birisi, Amerikan emperyalizminin, petrol yataklarinin denetimi ve dünya hegemonyasi için Irak'a karsi giristigi savas hazirliklarinda ifadesini bulmaktadir. Bu politika, zengin petrol kaynaklarina sahip Ortadogu ve Iran Körfezi'ndeki ekonomik ve jeo-stratejik çikarlar da hesaba katilirsa, emperyalistler arasi rekabeti keskinlestirmektedir. Fransa ve Almanya gibi öteki büyük güçler, Irak'a karsi askeri saldiriyi baslatma esilimindeki "Ingiliz-Amerikan ittifakinin istemine mesafeli yaklasiyorlar. 
Konferansimiz, ekonomik krizin agir sonuçlari (demokratik haklarin kisitlanmasi, halk kesimlerinin, küçük ve orta burjuvazinin genel olarak yoksullasmasi) ile yüz yüze bulunan dünya proletaryasi ve halklarinin bu durum karsisindaki tepkilerini selamlamaktadir. Uluslararasi burjuvazi ise bu mücadeleleri, " terörizme karsi mücadele " adi altinda ezmektedir. 
Arjantin, Ekvador, Venezuela örneklerinde oldugu gibi, bir çok ülkede, çürüyen rejimleri alasagi eden halk hareketleri gelisti. Komünistler, bu kavgada aktif bir yer tutmali ve kendi kurtuluslari ve bilimsel sosyalizmin zaferi için mücadele içerisinde bulunan isçi sinifina, gençlige ve halklara açik perspektifler sunmalidirlar. 
" Küresellesmeye karsi hareket " ve " savasa karsi hareket ", simdi uluslararasi planda bu mücadelenin temel bilesenlerini olusturuyorlar. Konferansimiz, bu hareketlerin politik ve ideolojik sinirliliklarini bilerek ve dikkate alarak, anti-emperyalist yönünü olumluluk olarak deserlendirmektedir. Farkli politik güçler, bu hareket içerisinde yeralarak burjuva pasifist ve hatta reformist fikirlerini yaymaktadirlar. 
Konferans, Venezuela'daki özgün durumu ele alarak tartisti ve Bandera Roja partisinin savundugu tutum ile politik degerlendirme farkliliklari oldugunu tespit etti. Bu önemli tartisma ileride de, farliliklari çözmeye uygun metodlar temelinde devam etmelidir.
Kapitalizmin dünya çapindaki iflasinin ifadesi olarak, çagimiz çelismelerinin esi görülmedik bir keskinlesmesiyle karakterize olan aktüel durum karsisinda, Uluslararasi ML Parti ve Örgütler Konferansi, isçi sinifi ve halklara, savasa karsi çikma ve emperyalist sistemin krizi karsisinda mücadelesini yogunlastirma çagrisinda bulundu. 


3. Tekellerin Avrupasına hayır!
    Emperyalist Avrupa Birliği’ne hayır!

2002 yilinin sonuna kadar Danimarka'nin baskanligini yaptigi Avrupa Birligi, on yeni üye devletin birlige dahil edilmesi konusunda karar verecek. Avrupa Birligi'nin genisletilmesi, bir 'Avrupa Birlesik Devletleri' yaratilmasi ve ABD emperyalizmiyle isbirligi ve rekabet halinde emperyalist bir süper gücün olusturulmasi çabasinin ayrilmaz bir parçasidir.
Tekellerin ve daha büyük Avrupa güçlerinin çikarlarina uygun olarak Avrupa'nin birlesmesi; Avrupa'daki isçilerin, halklarin ve daha küçük uluslarin çikarlari pahasina gerçeklesmektedir. Kendi politik, ekonomik, askeri ve devlet kurumlarina ve para birimine sahip böylesi bir emperyalist dünya gücünün yaratilmasi emperyalist küresellesmeyi ve halklarin dünya çapinda sömürüsünü yogunlastirmayi amaçlamaktadir.
AB, sözde 'terörizme karsi savasi'nda ABD'nin yaninda oldugunu ilan etti ve AB üyesi ülkeler, politik protesto hakki da dahil olmak üzere isçilerin ve halkin demokratik haklarini sinirlayan bir dizi gerici yasayi yürürlüge koydular. AB, tekellerin elindeki gerici bir unsurdur. 
MARKSIST-LENINIST PARTI VE ÖRGÜTLER ULUSLARARASI KONFERANSI Avrupa'daki ve bütün dünyadaki isçileri ve halklari, 12-14 Aralik 2002 tarihlerinde Kopenhag'da gerçeklesecek olan AB liderlerinin zirve toplantisi sirasinda sermayenin Avrupasina, emperyalist küresellesmeye ve savasa karsi yapilacak olan gösteri ve protestolari desteklemeye ve onlara katilmaya çagirmaktadir.


4. FTAA'ya hayır!
    Latin Amerika'nın ABD tarafından ilhakına hayır!

'FTAA (Amerika Serbest Ticaret Bölgesi) ile hedefimiz; yarimküreye bastan asagi bizim ürünlerimiz, hizmetlerimiz, teknolojimiz ve sermayemizin hiçbir güçlükle karsilasmaksizin özgürce girmesiyle Arktik'ten Antartika'ya uzanan bölgenin Amerikan sirketleri tarafindan kontrolünün garanti altina alinmasidir.''
ABD Disisleri Bakani General Colin Powell'in bu ifadesi, ABD emperyalizminin 34 ülkeden, Küba disinda Latin Amerika ve Karayipler'in tümünden olusan büyük bir pazari ilhak etme niyetini açikça göstermektedir. Bu; dünyanin, 800 milyon nüfüsu ve 11 trilyon dolarlik net üretimiyle en büyük esaret pazarini, en büyük serbest ticaret bölgesini temsil etmektedir. Bu ekonomik alan, büyük Amerikan tekellerine ucuz hammadde elde etme ve yoksul bölge isçilerini daha da sömürme olanaklari saglamaktadir. 
ABD emperyalizminin bu aç gözlü politikalarina karsi koymak için, Latin Amerika ve Karayipler halkini, onlarin isçi siniflarini, tüm emekçi halklari, entellektüelleri, ilerici erkek ve kadinlari emperyalizmin bu saldirisini durdurmada gerekli halk gücünü biriktirmek için ve onun özünün ve sonuçlarinin daha iyi anlasilmasi amaciyla, bu Amerikan çabasina karsi koymaya, FTAA'ya karsi çesitli insiyatifler seklinde olabilecek komiteler kurmaya, sokak eylemleri, seminerler ve forumlar düzenlemeye çagiriyoruz.
Biz kendi sesimizi ve kortejimizi, kitanin tümünde FTAA'ya karsi mücadele gününde Ekvador- Quito'da adi geçen halklarin ve isçilerin gücüne katiyoruz.

Amerikan Pençeleri Latin Amerika ve Karaiyipler'den Disari! 
Yasasin Latin Amerika ve Karayip Halklarinin ve Isçilerinin Birligi!


5. Jose Maria Sison’un demokratik hakları için!
    İlerici ve devrimcilerin 'anti-terörizm' bahanesiyle baskı görmesine son!

Filipinler Komünist Partisi'nin kurucu baskani ve su anda Filipinler Ulusal Demokratik Cephesi'nin Bas Siyasi Danismani olan Jose Maria Sison, ABD ve Hollanda hükümetleri tarafindan 'terörist' listesine konuldu. 
Sison 1987'den bu yana politik mülteci olarak iltica ettigi Hollanda'da yasamaktadir. Hollanda devleti, 'terörist' damgasini vurarak Sison'un mülteci olarak sahip oldugu tüm sosyal haklari geri çekmistir.
Jose Maria Sison, Filipinler'in bagimsizligi ve egemenligi ve halkinin ve ülkesinin sosyal gelisimini hedefleyen uzun bir mücadele geçmisine sahiptir. Sison'u 'terörist' olarak damgalamakla ABD ve Hollanda hükümetleri 'terörizm' bahanesiyle ilerici, devrimci ve kurtulus mücadelesi veren hareketlere karsi mücadele çabasini ortaya koymuslardir. Jose Maria Sison terörist degil, özgürlük savasçisidir. 
Jose Maria Sison 1987'den bu yana Hollanda hükümetinden politik iltica talebinin taninmasini istemistir. Fakat 2002 yilinda ABD'ye iade edilme, orada tutuklanma ve ölüm cezasina çarptirilma riskiyle karsi karsiyadir. 
MARKSIST-LENINIST PARTI VE ÖRGÜTLER ULUSLARARASI KONFERANSI Jose Maia Sison'un demokratik haklarinin savunulmasinda destegini ilan etmekte ve tüm haklarinin iade edilmesi için dünya çapinda baslatilmis olan kampanyaya katilmaktadir. 'Antiterörizm' adi altinda ilerici ve devrimcilerin tutuklanmalarina son verilmelidir. 
Konferans, Hollanda hükümetine Sison'un isminin terörist listesinden çikarilmasi, mülteci olarak tüm haklarinin geri verilmesi ve iadesi için yapilan tüm talepleri reddetmesi çagrisinda bulunmaktadir.


6. Kolombiya planı hakkında karar

1. Amerikan emperyalistleri; demirden bir askeri, ekonomik ve siyasi kontrol saglamak, bölgeyi yagmalamaya devam etmek için, And bölgesinin ve özellikle Kolombiya'nin halklari için ustaca, yikici bir plan tasarladilar. Buna izin veren ve tesvik eden kendileri oldugu halde, sözde uyusturucu kaçakçiligiyla mücadele adi altinda bir sis perdesi yarattilar.
2. And Bölge Insiyatifi veya Kolombiya Plani, Kolombiya'da ve komsu ülkelerde ABD üsleri kurmayi, sivil ve askeri altyapiyi ve lojistik yapiyi kullanmayi ve çok uluslu bir ordu kurmayi amaçlamaktadir.
3. Latin Amerika'nin kontrolü için farkli emperyalist güçlerin mücadelesinde Kolombiya Plani, her ne kadar tüm emperyalistlerin en acil çikarlarini temsil etse de, Latin Amerika'yi kendi arka bahçesi olarak korumak için bölgedeki Amerikan egemenligini pekistirmektedir.
4. Latin Amerika'mizda ve özellikle Kolombiya'da emperyalist hegemonyanin kurumlari öyle bir düzeye geriledi ki, gerici savasi yükseltmeden, halk ayaklanmasini yenilgiye ugratamayacaklar ve kitleleri kontrol edemeyeceklerdir. 
5. Latin Amerika'mizda herkes büyük bir güçle halklarin mücadelesine kaynaklik eden özlemleri ve onlarin her renkten emperyalistin büyüyen kontrolüne, sömürüsüne ve baskisina karsi duyduklari nefreti hissedebilir.
6. Emperyalizm denetiminin devamini saglayabimek ve devrimci mücadeleyi stratejik hedeflerinden saptirmak amaciyla yarattigi kargasa ve entrikalari gizlemek için yerel burjuvazi ile çok yakin iliskiler gelistirmistir.
7. Kolombiya hükümetinin planlari Amerikan diktalarinin ulusal kosullara adaptasyonundan baska bir sey degildir. Konferansimiz, sadece mali oligarsinin ve emperyalizmin çikarlarina hizmet eden ve isçi sinifi ve Kolombiya halkinin çikarlarina saldiran bu planlari reddetmektedir.
8. Emperyalizmin Kolombiy Plani'na dahil ettigi ülkelerin halklari ve isçileri, kendi ülkelerinden, maddi kaynaklarindan ve ulusal ordularindan Kolombiya'ya ve onun halklarina karsi ABD emperyalizminin hazirlandigi toplu bir savasta yararlanilmasini reddetmek için eylemlerini güçlendirmelidirler.
9. Konferansimiz Kolombiya halkiyla dayanisma içinde oldugunu vurgular ve özgür ve demokratik bir Kolombiya amaciyla sinif mücadelesinin gelistirilmesi için onlari emperyalizme ve burjuvaziye karsi mücadeleye çagirir.
10. Kolombiya halklarinin ve isçi sinifinin, FARC gerilla hareketinin, Kolombiya Devrimci Silahli Güçlerinin, ELN-Ulusal Kurtulus Ordusu'nun, EPL-Halk Kurtulus Ordusu'nun mücadelesini; solcu ve devrimci siyasi partilerin ve örgütlerin çalismalarini ve özellikle Kolombiya Komünist Partisi (Marksist-Leninist)'den yoldaslarin çalismalarini selamliyoruz.


7. Venezüella hakkında karar

Marksist-Leninist Parti ve Örgütler Uluslararasi Konferansi, çalismasinin önemli bir bölümünü Venezülla'da politik durumun analizine ayirmistir.
Kendi anti-emperyalist, demokratik ve devrimci ilkeleri temelinde Konferans, Kizil Bayrak Partisi'nin liderlerine yönelik ciddi ölüm tehditlerini kinar ve Venezüella halkini ve isçi sinifini, kendilerinin esas kurbanlari olacaklari gerici bir iç savastan kaçinabilemenin yegane yolu olan emperyalizme ve oligarsiye karsi mücadelede birlesmeye çagirir.


8. Yoldaş Francisco Caraballo'ya

Sevgili Yoldas,
Marksist-Leninist Parti ve Örgütler Uluslararasi Konferansi size devrimci ve kardesçe selamlarini gönderir.
Su anda, emperyalizim ve gericilik halklara yönelik saldirganligini her yerde siddetlendiriyorken; Amerikan emperyalizmi yeryüzünde hegemonyasini güçlendirmeye çalisiyor ve yeni çapul savaslarina hazirlaniyorken, biz komünistler her ülkede basta isçi sinifi olmak üzere halki emperyalizme, gericilige ve burjuvaziye karsi, harekete geçirmeye hazirlaniyoruz.
Görev ve mücadelelerimiz zor ve karmasiktir, fakat biz onlara komünistlerin aliskanligi olan cosku ve iyimserlikle karsi koyuyoruz.
Yoldas, içinde bulundugun zor kosullar içerisinde dahi, mücadelemizi yakindan izledigini ve elinden geldigince bu mücadelede yerini aldigini biliyoruz.
Bizi cesaretlendiren ve güç katan bir örnek olarak toplantilarimizda yanimizda oldugunu bilmeni istiyoruz. Belirtmeye gerek olmadigini bilsek de, mücadeleye devam etmeni istiyor, mücadele ruhunun zayiflamadigini ve ilkelerimize kararlica bagli oldugunu biliyoruz.
Tüm Marksist-Leninist Parti ve Örgütlerimiz kardesçe selamlarini gönderiyor ve dayanismalari konusunda güvence veriyor.
Halkarin kurtulusu ve devrim için verilen ortak mücadelede aramiza fiziksel olarak katilacagin günlerin uzakta olmadigina eminiz.
Selamlar, Yoldas
Kardesce duygularimizla,


Marksist-Leninist Parti ve Örgütler Uluslararasi Konferansi